18 Ağustos 2018 Cumartesi

Bucket List Hazırlamak ve Birtakım Hisler 🌻


Ara vereli bir hafta oldu,yazı yayınlamayalı neredeyse koca bir ay...

Geçen haftaki haftalık yazıyı yayınladıktan bir saat sonra sildim.Ne kadarınız okudu bilmiyorum ama benim için bile fazla karamsardı.Kendim üst üste dört kere falan okuyunca silmem gerektiğine kanaat getirdim.Bu kadar hayıflanmaya da gerek yoktu canım yani...

Bahsettiğim şeyleri yinelemem gerekecek şimdi.Olsun,şu an ruhsal olarak daha iyiyim.Geçen haftaların berbatlığı yok üzerimde.Nasıl mı atlattım? En dibi hissederek.Bu bazen işime yarıyor.Hiçbir zaman normal yollardan iyi hissedemiyorum.Kimse,hiçbir şey tam olarak mutlu edemiyor.Kendi kendimi en berbat ruh haline sokup sonra berbatlık derecesini azalta azalta ''normal'' ruh haline dönüyorum.Oradaki normal de ''nispeten mutlu'' anlamında olmalı.

Dershane haftaya tatil.Üzerimden yük kalkmış gibi hissediyorum.Yaz sıcağında hiç devamsızlık yapmadan gittim.O kadar yorucu ki yaz zamanı dışarıda olmak zorunda kalmak,anlatamam.Zaten bu yaz küresel ısınmadan olsa gerek çekinilmez derecede sıcak.Toplu taşıma kalabalık ve sıcak,dayanamadığım için durmadan erkenden iniyorum.Bir noktada ağır sırt çantamla kendimi kordondan denizin serin sularına sonsuza dek bırakacağım diye korktum.

Bayram tatili hem güzel hem daha da gerici aslında.Dershane sayesinde kütüphanede kalıp çalışıyordum ya da dersler sayesinde çalışmış oluyorduk ama şimdi her şey benim elimde.Bu bir haftanın eksiksiz olmasa da verimli geçmesi gerek...Sınav yılında olmak hiçbir şey çalışmasanız bile yorucu bir şey.İnsan psikolojik olarak gergin hissediyor mesela.Sürekli bir gelecek muhabbeti,çalışın diyen öğretmenler,senden çok asılanları görmek ya da emeklerinin karşılığını alamaman...hepsi fena halde gerici.

Geçen haftalar boyunca kalp çarpıntılarım olmaya başladı.Bahsettiğim gerginliklerden olduğunu düşünüyorum hem de biraz anksiyete biraz da karamsarlıktan...sakin hissettiğim zamanlarda gelmiyor,ruh değişimime göre bir anda ortaya çıkıyor.Gereksiz heyecan hissetmek gibi bir his,hiç hoş değil.Doktora gideceğim ama psikolojik olduğu için annem ne diyeceklerini tahmin ediyor.Yine içimize sinsin diye gitmeyi düşünüyoruz.

İnsanlara yüklediğim gereksiz anlamlardan ve çabuk sinirlenen yapımdan kurtulmak istiyorum.Fazla anlam yüklemem hem karakterim hem de ilgi alanlarımla ilgili.Filmlerden fazlasıyla etkilenip gerçek hayatta da görmek isteyebiliyorum.Kendimi şanssız hissediyorum böyle olunca da.Saçmaladığımı anlamak uzun sürmüyor Allahtan.Diğeriyse tamamen karakterimden ve bence burcumdan.En gereksiz olaylara fazlasıyla sinirlenebiliyorum.Saman alevi gibi derler ya,öyle oluyor ama sonuçta insan ruhuna zararlı bir şey öfke,fazlası ruhtan öte bedene bile zarar.

Aklımda eğlenceli planlar var kendim için.Birkaç kere bucket list hazırlama girişimim olmuştu fakat yaşım küçüktü.Dünyayı şuanki kadar bilmiyordum ya da kendimden şuanki kadar emin değildim.Fakat şu an,18 yaşımda böyle bir listeyi tekrar hazırlamam çok daha sağlıklı olur diye düşündüm.Sizinle biraz paylaşayım,daha hiç yazıya dökmedim.

Öncelikle en kolay dileklerden düşündüm.Dünyayı gezmek.Ama bu çok genel ve olabiliritesi düşük.Dünyayı gezecek kadar maceracı değilim,bunu istediğim rahatlıkta başarmam da imkansız.O yüzden iki ülkeyi öncelikle gezmek istiyorum;hatta belki yaşamak.İngiltere ve Japonya.İkisini şöyle bir gezsem,birer ya da daha fazla ay hatta yıllar kalsam...İngiltere'nin havası,ortamı,mimarisi ve sanata verdiği değer her şeyiyle beni büyülüyor.Japonyadan çok bahsettim biliyorsunuzdur artık nedenlerimi.Fakat istemenin en büyük sebebi sokaklarında gördüğüm huzur.Bu kadar basit ama etkili bir neden.O huzuru,minimalistliği deneyimlemek istiyorum.İmkansız istekler değil sanki? Bunlar cepte duruyor hala.


Lunaparkları gerçekten çok seviyorum.O tarz eğlenceli yerlerin hastasıyım.Bir diğer isteğim büyük hatta devasa bir roller coaster'a binmek.İzmir'de küçüğüne binmiştim.Hızlıydı ama istediğim kadar eğlenceli değil.Büyük bir lunaparkta eğlenmek istiyorum.Yanımda arkadaşlarım da olsun,tek başına keyfi çıkmaz.Midesi bulanan,korkan ya da çığlık atan insanlara gülmeye de bayılırım çünkü...


Sokakta sabahlamak istiyorum.Bir gece boyunca dışarıda olmak sonra da gün doğumunu izlemek istiyorum.Çanakkale bunun için güvenli bir yer aslında.Kordon geceleri nasıl çok merak ediyorum.Deneyen arkadaşlarım vardı ve hiçbir şorun yaşamamışlar,eğlendiklerini söylemişlerdi.Sadece fazlasıyla ıssızmış,bu biraz sıkıcı.Ben de denemek istiyorum.İzmir'de ya da Çanakkale'de bütün bir geceyi dışarıda geçirmek kulağa aşırı heyecanlı geliyor.İmkan olarak üstekilere göre daha kolay sanki dimi?


Bir kitap ve bir senaryo tamamlamak istiyorum.Bakın bunu gerçekten istiyorum,hepsinden öte istiyorum.İkisi için de bir şeyler yapıp durdum ama rutin hayatın hengamesinde odaklanamadım.Oysa güzel fikirlerim var,çöpe gitmelerini istemiyorum.Klişeye gitmeden,kendim gibi yazıp bunu somut hale getirmek istiyorum.Belki saçma ama basılmaları ya da filme dönüşmeleri de umurumda değil.Öncelikle tek isteğim tamamlanmış olmaları.Sonrası daha büyük bir hayalden öte plan.


Doğu Ekspresiyle seyehat etmek istiyorum.Bunu da uzun zamandır hayal ediyorum.Herhangi bir uzun tren yolculuğu da olur.Görünen o ki tam benlik bir şey trenle yolculuk...huzurlu,sakin ve fotoğraf çekme malzemesi açısından cennet!


Daha basit bir istek geliyor şimdi,hem de bayat basit: Bir akşam yemeği hazırlamak istiyorum.Ama her şeyiyle.Öyle basit yemekler de değil.Yemek bilgim olmadığından hangi yemek olacağını da hayal edemedim :'D Mutfak konusunda çok beceriksizim.Basit bir keki 3 saatte yapıp çöpe atmıştım.Mutfak için alışkanlık ya da sevgi gerekli.İkisi de yok bende...işte tam olarak bu yüzden denemek istiyorum.Acaba benim hazırladığım yemeğin tadı nasıl olur? Bunu mutlaka yapacağım.Deneğim de ya dostlarım ya da ailem olacak,hatta hepsine birden hazırlayabilirim :')


Huzurlu bir açık alanda yoga yapmak istiyorum.Farklı bir ülke,ya da herhangi bir park.Sessiz,sakin,yeşil bir yer olması yeter.İnsanların içinde yoga yapmak hoşuma gitmez,odaklanamam.Bu yüzden sessizlik şart.Tek ses rüzgarın oluşturduğu hışırtılar olmalı,o derece.Eee bu da kolay sanki? Yaşanacak umarım.


Japoncayı neredeyse unutuyorum.Bu beni gerçekten üzüyor.Hatırlamam gereken bir dolu şey var.Zaman yok ne yazık ki.Bu sene ders dışında ekstra bir şeye enerji harcayamam.Fakat ilerisi için Japonca'da seviye atlayıp iki dil daha öğrenmek istiyorum.Fransızca ve İtalyanca.Heveslendim bu aralar fazlasıyla.Şu yazıdan sonra bile başlayabilirim ama kendimi dizginliyorum.Bu sene zaten yorucu,ekstra kafa yorgunluğuna gerek yok.Seneye yazın bu gün,umarım mutluyumdur,üç dili aynı anda keyifli bir şekilde çalışacağım.



Hedef kapsamında olan dilekler de var,onları dahil etmeyeceğim.Ör: Hukuk fakültesini kazanmak.Bu tarz hedefler bence bucket list kapsamından çok hedeflediklerim tarzı bir listenin dahilinde.Bucket List'de beni dümdüz mutlu edecek şeyler olsun istiyorum.Hukuk okumak,avukat olmak hayalimden öte en büyük hedefim çünkü.Beni mutlu edecek mi? Fazlasıya.Fakat önce koca bir sene stres altına sokup mutsuz da edecek :') İkilemde kaldım bu konuda bak.

Şimdilik liste böyle.Aklımda başka şeyler de var ama artık geri kalanını yazıya dökeceğim.18 Tane madde olacak.18 Yaşımda hazırladığım yapmak istediğim 18 Şey.Yazmış olmak için değil sindire sindire oluşturacağım.18 Tane şeyi bir çırpıda yazıp hiçbirini gerçekten istememek saçma olur.Bucket List hazırlamanın en önemli noktası bu bence.Gerçekten istediğiniz şeyleri yazmalısınız,bir başkası yapıyor ve güzel gözüktüğü için değil.Sizi mutlu eder mi? Siz yapabilir misiniz? bu noktalar belirleyici.

Hedeflerden,hayallerden ve gerçekleşmemiş güzel şeylerden bahsetmek aşırı keyifli bir şey değil mi? Hayal gücü gibi değerli bir şeye sahibiz aslında.Gözümüzü kapatıp hatta kapatmadan da birçok yere gidip kendimizi farklı farklı ortamlarda görebiliyoruz.Ah bir de teker teker gerçek olsalar...Umarım herkesin canı gönülde istediği hayalleri,hedefleri artık ne varsa gerçek olur.Dünyanın bütün çilesine hem mental hem fiziksel olarak katlanan canlılar olarak bu ödülleri hak ediyoruz.



wasting time

Princess Chelsea geri döndü!

Gün boyunca kendimle ilgilendim.Odayı baştan aşağı temizledim,düzenledim.Sonra kendimi de aynı özenle temizledim ve tertemiz çarşaflara atlayıp uyudum.Zaman kaybı diye kendimi tedirgin hissettiğim her şeyi yaptıktan sonra rahatlıyorum.Bugünün işini yarına bırakma diye bir poster bastırıp odama asmak istiyorum.Halbuki gününde bitirilip ertesi güne kalmayan şeyler ne kolay.Duygularımız için bile öyle.Bugün bunu hissediyorum,bugün kötüyüm ama yarına bırakmak zorunda mıyım onu? O günde kalsa olmaz mı? Çünkü o,o günün duygusuydu,bugün yenisine ihtiyacım var.

Ne kadar pozitif konuştum,tarih alın bir yerlere not edin ve tebrik edin plz! :)

Bir de Soredemo Sekai wa Utsukukushii diye bir animeye başladım.Güzele benziyor şimdilik.Anime izlemeyi özlemişim.Artık en son,Ay Savaşçılarını tekrar izleyecektim,düşünün..

Bu gün hafta için ders planını çıkarmam lazım.Ders planı oluşturmak bile yorucu bir şey ya...Yarın Edirne'ye gideceğiz,günübirlik gezmeye.Bu aralar gezen bir aile olduk.Evin çocukları olarak üşengecizdir ve biraz da şikayetçi.Bu yüzden bir yere gidilmeden kırk kere düşünülür.Bu sıra spontan takılıyoruz,tütütü.Edirne'yi merak ediyorum,hafiften heyecanlıyım.Bakalım :)

Mutlu geçireceğiniz bir bayram ve kurduğunuz hayallerin gerçekleştiği bir yaşamınız olsun.

çav.