Tuesday, July 4, 2017

Geçen Hafta Bugün: Bozcaada 🌊


Çanakkale'ye geldiğimiz günden beri adalara gitmekten bahsediyoruz..şükür kazasız belasız bayramın ikinci günü gerçekleşti.İlk merak ettiğimiz yerlerden biri olan Bozcaada'ya attık kendimizi xo

Bozulmamış tarihi yapısı,berrak suyu ve sakinliğiyle Bozcaada kesinlikle ziyaret edilmesi gereken bir yer.Kafeler,insanlar her şey medeni.Sokaklarında yürürken kendimi iyi hissettim,ülke hakkında duyduğumuz onca berbat şeyden sonra böylesine güzel yerlerimizin de insanlarımızın da olduğunu görmek yüreğime su serpti desem yeridir.

Bol bol fotoğraf çektim sanıyordum ama bazıları kötü çıkmış,sildim.Arabayla feribottan indikten sonra park yeri bulup şehrin içinde yürümeye karar verdik.Öğlen saatleri olduğundan çok fazla yerli turist vardı.Kafile halinde gezdiklerinden her çektiğim fotoğrafta milletin kafası çıktı...size tavsiyem buraya gelmek için bayram gününü beklemeyin ve sakın sakın sakın arabayla gelmeyin.Zaten küçücük bir yer,ulaşım minibüslerle sağlanabilir.Park yerleri sıkıntı ve feribot kuyruğu saç baş yolduran cinsten.


Şarap üretimi yapılan bir yer olduğundan şehrin simgesi de üzümler.Şarap tadımı yapabileceğiniz yerler bulabilirsiniz.Bizde içen olmadığından bu tatlı yapının fotoğrafını çekmekle yetindim.


Bu tarz fırınlara rastladık.Bilmediğimiz bir şeyleri meşhur olsa gerek.Bazılarının önünde sıra vardı.


Her sokağa girmeden önce ''DURUN'' deyip fotoğraf çektim.Bılogır olmak.


Bir Şarap Evi daha.


Bozcaada'da meşhur fotoğraf çektirme yerleri var.Büyük kanatlı karga resmi,bu ve bir de kadın portresi...Yukarıdaki şarap evinin karşısındaydı.Fotoğraf çektirme sırası yapıp önüne geçtik :'D


Bozcaada'da güzel olan bir diğer şey ise bu küçücük yerde bir cami ve kilisenin aynı anda işliyor oluşu.İbadethanelerin yapılarına bayılıyorum.Tarih kokmaları,görkemleri; çoook güzel!


Evlerin kapılarının her biri birer sanat eseri.


<3


Başka bir sokak daha.


Bir barın penceresi.


Şehir içinde turlamayı bitirdikten sonra bir şeyler içmek için Bozca Cafe'ye gittik.Yolunuz buraya düşerse mutlaka uğrayın.Deniz manzarası,menülerinin güzelliği ve atmosferi ile huzur dolu bir yer.


Arkamda kalan kısımlar daha güzeldi aslında :'))


Denize inen basamakları.


Biraz soluklandıktan sonra denize gitmek üzere arabayla yola koyulduk.Meşhur olan iki yer var.Biri Ayazma Plajı ki en çok gidilen yer.Hani şu büyük geminin olduğu.Diğeri ise Akvaryum koyu.Akvaryum Koyuna arabayla gitmenizi öneririm.Plaj tarzında bir yer değil küçük bir koy.Kumsal kısmı dar, daha çok kayalıkların üzerinde oturuyorsunuz ki bu olayı daha çok sevdim.Havluları taşlara serip saatlerce oturduk,çok keyifliydi.Sessiz,sakin ve naif bir ortam.


Kıyıda çok fazla kaya olsa da açıldıkça su güzelleşiyor.Oldukça da temiz.

Denize de doyduktan sonra akşam yemeği için aynı kafeye gittik.Yemekten sonra da biraz daha turladık ki bu sefer çok daha muazzam yerler keşfettim.Fakat şarjım bittiğinden fotoğraf çekemedim.Şehrin alt kısımlarında bir kitapevi gördük.Olabildiğince vintage bir mekandı.5tl'ye eski cilt türlü dillerden kitap satılıyordu.Neden almadım bilmiyorum..diğer gidişime mutlaka alacağım.Daha da güzel olanı camında ''feminizme dair kitap,dergi her şey 5tl'' yazıyor oluşuydu.Hem feminist,hem tarih kokan bir yer...daha ne olsun xo

Benim izlenimlerim bu kadardı.Burayı aşırı sevdim ve daha önceleri gelmediğim için pişman oldum.

Başka bir gezi yazısında görüşmek üzere,

çav!





4 comments:

  1. Şu an delicesine oraya gitmek istedim gerçekten çok güzelmiş! Bu arada tişörtüne bayıldım :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Mutlaka git bir gün! Teşekkür ederim benim de fav. tişörtüm <3

      Delete
  2. hayatımda hiç gitmedim. gitmeyi de düşünmedim. şuan iştahımı açtın anıl. du bakayım bi.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Sizin çekirdek ailenin huşu içinde zaman geçirebileceği bir yer ♥

      Delete