Sunday, June 25, 2017

Gelişmeler,Planlar ve Fikirler 🌈 ☕


On gündür yazmıyor olmamdan olsa gerek,deli gibi bir şeyler anlatasım var.

En son baya negatiftim.Hem iki tane yorum geldi hem de tumblr'dan yazanlar oldu.Ne kadar mutlu oldum anlatamam.Çok tatlı ve iyisiniz.Dediklerinizi bir bir dinledim,merak etmeyin!

Öncelikle ilk işim psikolog ofisi denilen yeri keşfetmek oldu (Yorumda öneren Berrak'a selamlar ve kalp) Soru yazma kısmıma sorunumu anlattım ilk başta defalarca telefonuma kod gelmeyince fb'dan ulaştım.Yardımcı oldular ve tel. numaramı aldılar.Ben saf saf herhalde kod gönderirler diye beklerken pat bir kadın aradı.Şaşırdım ama çok mutlu da oldum.Sonra bir kez daha aradı, konuştuk.Çok içten biri kısa kısa problemlerimden bahsettim ve hemen hemen aynı şeyleri düşündük.Herhalde haftanın en önemli,güzel gelişmesi buydu.



Aslında bu fotoğrafı pek beğenmedim ama şuursuzca bir yerlere atıp duruyorum neden inan ki fikrim yok sdfsdkfps


Ders anlamında yoğun olmaya başladım.Bilgisayar başında oturmam sürem azaldı.(468468 saatten 57344 falan) Ailenin denetimi altına da girdim.Herkes beni bir görünce ''Bugün test çözdün mü?'' diyor.Çözücem deyince ''Ee hadi'' Çözdüm deyince sessizlikle karşılaşıyorum.Çok baskıcı olmadıkları için boğulmuyorum hem benim için de biraz dsiplin sağlıyor,no problemo.

Yüzmeye başladığımı demedim galiba.Hıh o da yaşandı sonunda.Fark ettim ki özlemişim.Özellikle sabah gitmek bütün günümü zinde geçirmemi sağlıyor.Hatta kendi rekorumu kırıp 60 dakika civarında 28 tur yaptım.Dinlene dinlene yaptığımı hesaba katarsak benim için mütüştü.Sonra bütün gün baygın gezdim orası ayrı.

Omuz ağrılarım bu aralar tırlattı.Bazen gece öyle bir tutuyor ki kendimi bir yana atıp hareketsiz bekliyorum.Büyük bir nedeni duruşumun bozuk olması.Aha şimdi de düzeltiyim...evde kimi görsem masaj yaptırıyorum ya da omuz ağrımdan şikayet ediyorum...gerekli bir bilgiydi size de şikayet ettim biriniz de masaj yapsın plz...

Planladığım şeyler bir bir yaklaşıyor.

Öncelikle küçük joe Çanakkale'ye geliyor! Onun olduğu koronun sokak konserini izleyeceğim.Son günü de inşallah ayarlarsak bir kahve içeceğiz.Çok heyecanlıyım.İnternetin bu yönünü seviyorum.En yakın dostlarım,sevdiğim insanları hep buradan edindim,hiç de pişman olmadım; şanslıyım xox

Sonrasında bana özel ders veren matematik hocam nişanlanıyor.İlk kez bizzat kendim bir nişana davet edildim.Büyümüş hissettim.Normalde annemlere davetiye gelir ve ben çocuk kategorisinde katılırım ama bu sefer onlara bile gerek yok :'D!!

Bu ikisi sağ salim gerçekleşsin istiyorum.Benim şöyle bir huyum var,eğer bir şey için plan yapmışsam durmadan o günü beklerim.Ne olduğu önemli değil.Aklımda onun hakkında şeyler kurarım.Ne giycem,nasıl olcak,sabah kaçta kalkarım...çok heyecanlılık mı manyaklık mı bilmiyorum ama bence ikisinin karışımı bir şey olsa gerek.

Bakın hep başlıklara uygun yazıyorum ve istemsizce gerçekleşiyor.Gelişmeleri verdim,Planlardan şöyle bir bahsettim gelelim Fikirlere...burası biraz daha drama olacak ona göre.

Öncelikle bu hafta yine bizim ülkeden bekleneceği gibi 2 tane leşşşşşşşş haber gördüm.Hem de uyanır uyanmaz.Birincisi şort giyen kadının minibüste saldırıya uğraması olayı..sabah sabah nasıl canımı sıktı öfkelendirdi anlatamam.Kudurdum yerimde bütün gün moralim çöktü.Davasını takip ettim merak ettiğimden, ilk saldılar sonra baktılar halk mal değil hop içeri aldılar.İlk başta nasıl öyle bir şerefsizi salabilmeyi düşünürler anlamıyorum.O hakim savcı avukat her ne zıkkım karar veriyosa nasıl bir vicdanı var hayal edemiyorum.Diğer olayı da yine uyanır uyanmaz ertesi gün gördüm.Kafasına taşla vurulan küçük kız ve aynı şahısın çocuğu taciz etme olayı.Görüntüyü izlemedim,hatta haberde çıkınca gözümü kulağımı kapattın.Çünkü artık katlanamıyorum.Bakın o da serbest kaldı.Paşa paşa çıkıyorlar.Anlamıyorum artık hiçbir şeyi.Aptal insana,salak yönetime ve cehalete tahammülüm kalmadı.Bu duruma gelmemizi sağlayan yandaş herkesi şuan olanlardan sorumlu görüyorum.Hepsinin eli kirli,umarım adalet olan diğer dünyada davacınız çok olacak...rahatladım...

Diğer bir can sıkıcı mevzu bugün gerçekleşecek onur yürüyüşünün yasaklanması.Hatta daha da kötüsü gökkuşaklı her şeyin yasaklanma çabası.Öfkem çok.Farklı yaşamları kabul etmeyen herkesten nefret ediyorum.Sessiz kalan herkesten de korkuyorum.Valiliğin gerekçelerinden biri şu ''karşıt görüşlerin rahatsızlığı'' PARDON...o meydanda yürümeyen kalmadı neyin karşıt görüşlüğü? Demokrasi de zaten bu değil midir? Hani şu bahsede bahsede öldüğünüz dilinizde tüylerin bittiği.

Her şeye rağmen gerçekleşecek tabi ki.Hatta bugün 8. kez yasaklanmasına rağmen gerçekleşecek.Eğer siz de bu yasağa karşı sessiz kalan hatta memnun olan kesimdeyseniz size tavsiyem şu görmek istediğiniz değer,almak istediğiniz haklar kadar siz de başkaları ''ötekiler'' için mücadele edin.Yoksa hiçbir zaman o hayaliniz gerçekleşemez,eşitliğin,adaletin istisnası olmaz; unutunuz hemen.

Kah özel hayat kah politika yine bir yazının sonuna geldim ve cattle ''sıcak suyunuz hazır şimdi çayınızı demleyebilirsiniz'' diyeli dakikalar oldu.Ben kaçar.

Herkesin bayramını kutluyorum,renklerden kormadığımız ve insan gibi yaşayabileceğimiz güzel günlerin yakınlarda olmasını diliyorum!

Çav!


Thursday, June 15, 2017

The Night Manager / Modern Family - Farklı Tarzlarda 2 Yabancı Dizi


Geçen ay ve bu ayın başlangıcında animelere ve filmlere biraz ara verdim ve yabancı dizi izlemeye keskin bir dönüş yaptım.Bahsedeceğim dizileri beğeneceğinizi düşündüğümden paylaşmak istedim :')


1.The Night Manager:

Geçen ayın başlarında izlemeye başladım ve yanlış hatırlamıyorsam 4 gün gibi kısa bir sürede bitirdim.Çünkü dizi izlemeye başlayınca meraklandıran cinsten.

Tür aksiyon ve gizem denilebilir.Başrolündeki otellerde gece nöbeti yapan karakterimizi Tom Hiddleston canlandırıyor.Oyunculuğuna hayran kaldım.Jonathan Pine Lübnan'da (?) bir Avrupa Otelinde gece müdürlüğü yaparken bir kadınla tanışır.Bu kadın zengin bir iş adamının metresidir ve kadın Jonathana bir belge verir.Bu belgede silah kaçakçılığı yapıldığına dair bilgiler ve isimler vardır.Bu belge eline geçtikten sonra Jonathan'da artık ister istemez bir görev üstlenmiş olur ve ilerleyen süreçte Angela Burr adlı uluslararası istihbarat servisi müdürünün özel ajanı olur.Richard Roper adlı ''kötü adamın'' alt edilmesine yardım etmeye başlar.

Dizi BBC yani İngiliz yapımı.6 Bölümden oluşuyor ki bu çok yerinde bir karar.Gereksiz uzatmalar,saçma sapan aksiyon sahneleri yok.Her şey kararında ve heyecan verici.Aynı zamanda günümüz gerçeklerini gözler önüne serer cinste.

Bazı bölümlerde Türkiye-İstanbul'da konu oldu.Bizim üzerimizden tırlarla silah kaçakçılığı yapıldığına dair bir bölümü dahi vardı.Hani şu Suriye meseleleri falan.Ne kadar acı değil mi,zengin iş adamları aileleriyle dünyayı gezip keyif yaparken kan akıtmaktan para kazanıyorlar.Bu da dizide çok acı bir şekilde yansıtılmış,sinirleriniz gerilebilir.

Diziden Sahneler:




Not: İngiliz aksanına bayılıyorum,izlemesini çok daha keyifli hale getiriyor.


Aksiyon,ağır konular ve ekşın sevmem diyorsanız hayatımda izlediğim en komik diziyi size öneriyorum efendim :

2.Modern Family:

Bu ayın başında 1 hafta içinde bütün bir sezonunu bitirdim.Her bölümde,abartmıyorum,kahkahalar attım.

Bu diziyi öylesine ''anksiyeteye iyi gelen 10 dizi-film'' adlı bir yazıda gördüm.Yapacak daha iyi bir şeyim olmadığım açıp izlemeye başladım ve hiç beklemediğim kadar sevdim.

Konu tamamiyle komedi ve haliyle bol bol espri,absürd olaylar.

3 Tane ailemiz var,hepsi birbirine bağlı ve biz de hayatlarını izliyoruz.Çekimler alışılmışın dışında,gerçek hayatta kamerayı siz tutuyormuşsunuz gibi bir his veriyor.Yer yer karakterlerle röportaj tarzında kısa konuşmalar da yapılıyor.Her şey o kadar komik ki anlatamam,sadece izleyin.


En Baştaki Ailemiz:

Ed-Sofia ve Sofia'nın öz,Ed'in üvey oğlu Mario.

Sofia ve Mario dizideki en sevdiğim karakterlerden biriydi.Kolombiyalı oluşlarındaki aksan ve Kolombiyalı olduklarına dair yaptığı esprilere kahkalarla güldüm.Mario'nun da yaşına rağmen olgun tavırları,her daim kahve içişi,büyüklere öğütler verişi dehşet tatlıydı.

Ortadaki Ailemiz:

Claire(Ed'in kızı)-Phil ve Çocukları sırayla Luke-Alex-Haley

Phil ve Clarie şapşal iki ebeveyn.Çocuklarına farklı metodlarla söz geçirmeye,kural koymaya çalışıyorlar ama hep afallıyorlar.Luke evin dikkat bozukluğu olan çocuğu ve oldukça pasaklı,Alex evdeki en zeki kişi ama sözü bir türlü dinlenmiyor; kardeşlerini sürekli kandırıyor.Haley ise tipik bir ergen kız,sürekli telefonunda takılıyor.

Sondaki Ailemiz:

Mitchell(Ed'in oğlu)-Cameron ve evlatlık aldıkları Vietnamlı bebekleri Lilly.

Bu çifte de yine katıla katıla güldüm.Özellike Cameron'un dramaya olan düşkünlüğü,her şeyi büyütmesi oldukça komikti.Bebekleri de aşırı tatlı,yanakları tam ısırmalık.



Tek sezon sanıp üzülmüştüm AMA 7 SEZON DAHA varmış.Nasıl mutlu oldum anlatamam.İzlediğim dakikalarda derdim tasam kalmıyor sadece gülmeye odaklanıyorum ♥


***

Tarzınıza hitap edeni seçip mutlaka izleyin,seveceksiniz.

Şimdiden iyi seyirler xox


Friday, June 9, 2017

Psikolojik Çöküntüler,Son Okul Günü ve Kitap 🌙




Yaz tatili resmen başladı.Zaman hızlı geçiyor diyeceğim ama şuan okul dönemi bittiği için bu cümleyi kurmuş olacağım.Okul dönemi,özellikle yazılı haftaları aşırı kasvetliydi; bittiği için mutluyum....muhtemelen her öğrenci gibi.

Fakat şimdi de yazı değerlendirme sorunsalı var...malum 10. sınıf yazı,herkesin hakkında bir söyleceği olan yaz.Bazıları sıkı çalışmaktan bazıları da daha çok dinlenmekten yana.Ben yine de güvendiğim kişilere sorduktan sonra bu yaz hakkında ders çalışma planları yapacağım.Büyük ihtimal yapmam gereken şey ygs kitapları alıp bol bol test çözmek ve eksik konuları tekrar etmek.Her şeyi son gün halletme hobisi olan biri olarak konu hayatımın gidişatını belirleyen bir sınav olunca ''yemiyor''.

Haftalarca evde oturduktan sonra dün bizimkilerle iftar yapmaya çıktık.Her şey çok güzel ve sakindi.Yaz akşamlarını ve huzurunu özlemişim.Kendimi biraz da olsa yenilenmiş hissettim.Bugün de mektup arkadaşıma paketini gönderdim.Ptt sırası her zamanki gibi aşırı tehlikeli bir ortamdı(!)..işlemim uzadıkça,ben bir şeyler yazdıkça arkamda gelen poflamalar,içimdeki acaba her şeyi doğru yaptım mı sorunsalı...ama halloldu şükür,umarım en kısa zamanda gider.

Uyku düzenim yok olmuş durumda ama pek dert etmiyorum,alışkınım.Bir gün uyuyorum diğer gün uykum kalmıyo..öyle saçma sapan ilerliyorum.Yine uyumadığım bir sabah kalkıp kitap yazasım geldi.Çok olmasa da karaladım bir şeyler.Güzel de oldu.Bazen gerçekten yazmak istediğim konu bu mu diye sorguluyorum ama bir yanım da tam olarak bu olduğunu söylüyor.Aman diyor sonra beynim,önemli olan yazmak,üretmek ve düşünmek.Yaz gitsin şu kitabı.


-minik ara-

Bu Hafta En Çok Dinlediğim Şarkılar:









(mutlaka dinleyin)


Birtakım çöküntülere gelelim.

Aslında burada paylaştığım şeyleri hiç ayrıntısına girmeden paylaşıyorum.Hatta yüzelselin de yüzeyseli desem abartı kaçmaz.Biraz eşeleyip yüzeysel yapayım hadi onu :')

Birtakım çöküntülerden kastım psikolojik kuruntular.Anksiyete,kaygı bozukluğu her ne ise.Aylardır hayatımı değiştiren şeyler.Aslında bunları günlüğüme derinine anlattım ama nedense buraya yazınca kendimi çok daha tatmin olmuş hissediyorum,neden bilmiyorum.Günlüğümden bile daha çok rahatlatıyor buraya iki üç bir şeyler karalamak..her neyse...işte o tip şeylerle boğuşmak ciddi anlamda yorucu.Eğer siz buna sahip değilseniz size şöyle anlatayım bu olayı (basitlemesine) :

adım 1 : Bir olay yaşanır ya da geleceğe dair bir kaygı başlar

adım 2 : sonuç içten merak edilir

adım 3 : onun hakkında geçmiş tecrübeler tartılır,geçmişten bir şeyler yoksa bir yerlerden araştırılır

adım 4 : sonucu kafada kuruntulamak başlar

adım 5: DEVAM EDER DEVAM EDER DEVAM EDER

Aylardır mutsuz hissetmemin sebebi tamamen bu psikolojik olaydan.Adına hiçbir şey demek istemiyorum ama galiba bir çeşit kaygı bozukluğu.Fakat yine de teşhis koymak istemiyorum kendime.Ergenlikle ilgili geçici bir şeylerin de etkisi olduğu kesin ama seviyesi beni olumsuz etkileyecek derecede,ne yazık ki.

Ve bu noktada klasik tavsiyeler işe yaramıyor.Hatta sinirlendiriyor.Örnek vereyim:

''Başka şeylere odaklan.''

''Mutlu olacağın şeyle yap.''

''Gülümse''

Anlaşılması gereken şey şu ki psikolojik sıkıntılar fiziksel yaşamdaki değişikliklerle yok olmaz.En azından bende öyle.Ben hala gülümsüyorum,espri yapıyorum fakat önemli olan anlık dakikalar değil uzun dönemde kişinin içindeki fırtınalar.Verilen yukarıdaki tavsiyeler anlık modu düşmüş insanlar için olabilir uzun zamandır çöküntüde hisseden biri için değil.

Aile ortamı dışında çok fazla sözünü geçirmedim.Ailemin yaşadıklarımı az da olsa bilmeye hakkı var diye düşündüm onun dışında bunun hakkında konuşmak bile moral bozucu.Normal hayatıma devam edip sorumluluklarımı yerine getiriyorum işte,daha ne(?)...

İçinizden geçen psikolog lafını duyar gibiyim,gerçekleşmesi niyetindeyim.gut poyint.

P.S Dururum vahim değil,şuan gülümseyebiliyorum.



P.S.S Benim gibi kaygıları olan bireycikler için bir de siz endişelenmeyin onların ihtiyacı olan şey kendisine en relax derecede mantıklı mı mantıklı tavsiyeler verebilecek sevgi dolu insanlar.

P.S.S.S Önerilere kapım her zamankinden daha çok açık.


Sevgilerce.