Sunday, January 7, 2018

Yılın İlk Haftası,Meşguliyetler,Ajanda ve Sohbet ☕


Ve yılın ilk haftası biter.


instagram:hopefulsalad 

Oldukça yorucu ama sonu güzel biten bir hafta oldu.Son yazılıları atlattım ve iki hafta sonra başlayacak yarı yıl tatiline aşırı hazırım!

Bu hafta boyunca birçok şeyle aynı anda ilgilendim:

Öncelikle yazılılara ardı ardına çalışıp güzel sonuçlarla bitirdim.Bu dönem dersler zor olmasa da farklı şeyler görmenin afallaması vardı.Fen derslerinin yerine psikoloji ve sosyoloji gibi alanlar geldi.Psikolojiyi sevmediğimi anladım.Hem de hiç.Bir zamanlar psikolog olmayı delicesine istesem de şuanda hedeflerim arasında yok.Yine de hayat ne gösterir bilinmez.Sosyoloji ise aşina olduğum bir alandı.Toplumlar,toplum eleştirileri,normlar vs. hakkında konuşmayı sevdiğim şeyler.Felsefeyle de ders anlamında yeni tanışmış oldum ve beklediğim gibi en sevdiğim derslerden biri oldu.Felsefe hakkında okumaya bayılıyordum şimdi dersine çalışmayı da seviyorum.Matematiğe karşı olan ilgim zor konular gelmeye başlasa da aynı derecede.Böyle ilerlemelerini temenni ediyorum.

Şevval'in doğum günü için Melikeyle hafta boyunca kafa patlattık ve sonunda güzel bir seçenekte karar kıldık.Şuan paylaşamıyorum ama anısının kalacağını düşündüğümüz hoş bir şey.Tabi buna karar kılana kadar nasıl kafa patlattık görmeniz lazım.İkimizin de organizasyon zekası yüzde bir falan..yok bulamıyoruz ayarlayamıyoruz.Sonunda hediyeye tamam dedik ve havalesini yapacağız.Bankamatik paramıza el koydu...hayatımda ilk defa banka işi yaptım onda da bunu yaşadık.Bankayla konuştuğumuzda Çarşamba günü hesaba havale yapacaklarını söylediler ama aşırı gerginiz bu konuda.Heyecan dorukta,dıptısss!!

Pınar'ımın da doğum günü haftaya Pazar.Aklıma gelmişken yazayım,ona da hediye bakmam şart <3

Bunların üzerine bir de sempozyum işlerini yürüttüm.Makale okudum,önemli kısımlarını çıkardım.Bir de Cumartesi günü ilk kez kitap incelemesi yapmak için kütüphaneye gittim.Farklı ve güzel bir tecrübe oldu.Kendimi araştırma görevlisi gibi hissettim.Önümde yayılmış kitaplar,ciddi bir ifade ile okumalar,not almalar...Kütüphane de enfes bir yermiş.Daha önce gelmek istesek de resmen kapıdan çevirdiler.Üye olun diyorlar ama üyelik almak da çok zor.İki üç ay içinde alanlar duydum.Ne kadar saçma ya.Kütüphaneye her öğrencinin öğrenci kimliğiyle girme hakkı olmalı.Ya da şehrin merkezine kapsamlı bir tane açılmalı.Bu,bu kadar zor bir şey mi?


Önümdeki manzara bu şekildi.Keşke solumdakini de fotoğraflasaydım,miss gibi deniz gözüküyordu.

Haftaya yazım aşamasına getirip ilgili yerlere göndereceğiz.İlk aşamada özet istiyorlar ve ona göre kabul edip etmediklerini bildiriyorlar.Göreceğiz.

Hafta koşuşturmalarla geçerken ben tabi ki de bir tane de olsa film izleme şansı buldum.Uzun zamandır izlemek istediğim ama sevip sevmeyeceğim konusunda tereddütte kaldığım bir üçlemenin ilk filmiydi: 3 Renk Üçelemesi ''Bleu'' Çok çok çok sevdim.Polonyalı bir yapımcının yönetmenliğini yaptığı Fransız sanat filmi.Fransız filmlerine olan ilgimi tekrar hissettim.Her izlediğimde içimden Fransızca konuşmak ya da Fransa sokaklarında dolaşmak geliyor.Üçlemenin hepsini izledikten sonra bir yazı yazacağım fakat kısaca bahsetmem gerekirse: ilk film mavi rengini özgürlük ve hüzün olarak işliyor.Toplumların özgürlüğünü birey üzerinden anlatıyor.Düşündürücü ve duru bir şekilde işlenmiş.Oyunculuklar da tek kelimeyle muazzam,dramı çok saf bir şekilde hissediyorsunuz.

Abim Cuma günü geldi.Özlemişiz.Evde o olmayınca her şey biraz eksikleşiyor.Şimdi bir ay boyunca tamamız! Sevgisiyle blog açmışlar.İkisi de beni okuyordu ve artık ben de onların sıkı bir takipçisiyim.Hemen şuraya iliştiriyorum: tık


Bu haftanın ''in'' ini omuz ağrılarım olarak ilan ediyorum! Neredeyse her gün çok şiddetli şekilde ağrıdı.Bazen ilaç aldım bazen de krem sürdük.Sebebi ani gerginliklerim ve soğuklar.Soğuğu ortadan kaldıramam belki ama gerginlikleri ortadan kaldırabilirim.Hayır öyle bir şey ki en ufak bir şeye üzüldüğümde bile zonklamaya başlıyor.Can sıkıcı,bari sen eksik kal lütfen.

Yılın İlk Haftasını bugün aldığım ajandanın fotoğrafıyla kapatıyorum.Sonunda istediğim gibi bir tane buldum.Cafcaflı değil,tarihli ve minimal.Bir hafta gecikmeli bir şekilde günleri planlamaya başlıyorum,huh.



Emeklerinizin karşılığını aldığınız,insanların sinirleriniz bozmadığı huzurlu günleriniz olsun!

çav.




2 comments:

  1. Ani streslerle gelen omuz ve sırt ağrılarını hiçbir şey uzun süreli geçirmiyor gerçekten. Kremler ya da ağrı kesiciler kısa bir süre önüne duvar oluyorlar sadece. Eğer gerginliğini dizginleyemezsen tekrar tekrar bela oluyorlar başına. Çeken bilir 😖 hayata biraz rahat bakmalıyız sanırım sorun bu. Umarım çok sık yaşamazsınn

    ReplyDelete
    Replies
    1. Evet, asla kesin bir çözümü yok;her türlü tekrar ediyor.Gerginliği ortadan kaldırmak o kadar olanaksız ki belki bir nebze azaltabilirim...anlayan birilerinin olması sevindirdi şu an :')

      Sevgiler!

      Delete