Monday, September 12, 2016

He Named Me Malala! - Filmden Fazlası


 Sonunda geçen sene tanıştığım,otobiyografisini okuduğum,idol edindiğim bu kızın hayatını bir de kamera merceğinden izledim.

Aslında film çıkalı uzunca bir zaman geçti.Fakat izlemeye çekindim biraz.Kitabı yeterince bana farklı duyguları aynı anda yaşatmıştı.Film de üstüne ağır gelir,sıkar diye düşündüm.

Öfke,nefret,motivasyon,başarma isteği...

Malala Yousafzai Hakkında yazım: tık

Film aynı etkiyi gösterdi  desem yalan söylemiş olurdum.Kesinlikle kötü değildi,kaliteli ve en ince ayrıntısına kadar uğraşılmıştı fakat bana bazı farklı şeyleri de düşündürdü.Daha doğrusu Malala'ya baktığımda aklıma gelen sorular oldu.

Saldırıdan sonra Malala bildiğiniz veya şuan öğreneceğiniz gibi İngiltere'ye tedavi olmaya getirilmişti.

Fakat Pakistan'da da Orta Doğuda'da Afrika'da da şuan mutsuz çocuklar yetişiyor olmasında emperyalist devletlerin,İngilterenin vs. katkısı yok mu?

Bence fazlasıyla var.

Acaba Malala onlara da sinirli mi? Bazı şeyleri gerektiği için,minnet duyduğu için mi yapıyor? 

Düşünmeden edemedim bunları.Neden bilmiyorum ama bu kızı tanıyor gibi hissediyorum bazen.Daha önce sohbet etmişiz de şuan birbirimizi hatırlamıyor gibi.O yüzden onun hakkında düşündüklerimde,belki hadsizce ama, gayet emin hissediyorum.

Film bana bu pencereyi araladığı için mutlu oldum açıkçası.Malala'nın hikayesini bir kez daha hatırladığım için kullanmaya bıraktığım,bir şeyleri başarma-kazanma isteği içime tekrar işledi.

Kendimi övmeyi pek seven biri değilim.İltifatların başkalarından gelmesi gerektiğine inanırım ama kendimi konuşabilmem,fikirlerimi doğru yayabilmem konusunda çok seviyorum.Haksızlıklara susmadığım,bana dokunmayan yılan bin yaşasın kafasında olmadığım için gurur bile duyuyorum yeri geldiğinde.

Çünkü dünyadaki bütün güzel şeyler 1 kişinin öncülüğünde başlamıştır.Bugün hepimiz çevremizde olan küçük bir haksızlığı,eşitsizliği yok edebilsek,edemesek bile ses çıkarıp öncü olsak bir sabah uyandığımızda güneş öncekinden farklı olarak sadece fiziksel değil ruhsal sıcaklık da vermeye başlar dünyamıza.

Sesiniz size onu çıkarın diye verildi.Beyniniz de onunla düşünebilesiniz diye.Birleştirin bu iki eylemi.Onu da yapamıyorsanız yaşamanızda ne gibi bir anlam kalır ki?




Bana ilham veriyor olduğun için,binlerce çocuğun eğitim almasını sağladığın için ve Taliban'a karşı bütün ezilen çocuklar adına dimdik durabildiğin için sana minnettarım Malala.

Bazılarına göre Talibanın vurduğu,bazılarına göre hakları için savaşan kız.

#withMalala


8 comments:

  1. Çok güzel bir belgeseldi. Bende çok büyük beklentiye girmiştim biraz hayal kırıklığına uğradım ki evet İngiltere durumlarını azcık biliyorum ki En çok sömüren ülkeler arasında 1 nımara başı çeker benim nezlimde Zaman içersinde bir çok durumda sessiz kalabiliyor anıl yaş olarak senden biraz(cık) büyük olsamda umuyorum sesin haksızlıklara hep çıksın yada Kendini her zaman dinlet Çalışma hayatı biraz daha çetrefilli çünkü

    ReplyDelete
    Replies
    1. Katılıyorum size tamamiyle ben de birazcık hayal kırıklığı yaşadım belgesel hakkında.Malalanın hayatına kitabındaki kadar odaklanamadım nedense.Evet sonuçta sözü bile var 'Doğru söyleyeni 9 köyden kovarlar' o zaman doğruları söylerken işin içine biraz da mantık katmak lazım sanki :&

      Delete
    2. Mantık katmak gerekli Çok fazla insanla karşılaşacaksın ve senin doğru dediğine o eğri diyerek karşı çıkacak doğru 1 olmasına karşı çok sesli ortamlarda bulunacaksın Şöyle düşün arkadaş grubun dasın 20 kişilik bir grup tasın Muhakkak 5 tane arızalı vardır. :) Bunu kötü manada düşünme farklı daha düz ne istediğini bilemeyen ve onu direten bunu çevrende veya ilerisi içinde muhakkak deneyimliyeceksin İlk önce durup dinlemek en önemli faktör Karşı tarafın sözü bitene kadar sonra onu kafanda tartıp çözüp ona kendi fikrini sunmak Malala bir çok yönden aktivist olduğu için belki biz çok yönlü düşünemiyoruz oda geldi aklıma sonuç itibari ile çoğrafı kültürü orada yaşam durumları bizlerden çok farklı ve hep bir baskı düşünsene Elinden tüm özgürlügünün alındığını ve herşeyin birine bağlı olduğunu????

      Delete
    3. Evet onun kendini ifade etmesi için 1 şansı vardı ve zaten tek konuşan kız çocuğu da oydu.Başardığı iş kolay değil.Yazdıklarınıza da harfiyen hak veriyorum,bundan sonraki konuşmalarımda işin içine bir tık fazla mantık katabilirim :D''

      Delete
  2. Anıl her yazını çok severek okuyorum ama bu yazının yeri apayrı. Çok güzel bir çelişki yakalamışsın.

    Sana katılmadığım tek bir yeri var yazının, ama o da çok normal, ben de uzun süre senin gibi düşünmüştüm, tek bir kişi öncülüğünde büyük değişimlerin başladığını düşünürdüm. Şimdi sana adını söylesem çok alakasız diye düşünürsün, ama o kitabı okuyunca birden kafamdaki anahtar döndü, Sofi'nin Dünyası. Bu kitabı okuduğunu ve sevdiğini biliyorum. Bende yarattığı en büyük fark buydu. Tek bir kişi, tek başına çok bir şey yapamaz diye düşünüyorum artık. Sofi'nin dünyası felsefe tarihini anlatıyor bir nevi, o da düşünce sistemindeki değişimler, ben onu biraz da öyle okudum. Nasıl değişmiş? Kim değiştirebilmiş? Gördüm ki hiç kolay olmamış. Bazı değişimler kan dökülmeden olmuyor mesela, maalesef. Ve zamanı gelmemişse ne kadar çabalarsan çabala bazı şeyleri değiştiremiyorsun. Bu "mücadele etme, saksı gibi otur" anlamına gelmesin. Sadece bazen bazı şeyler senin gücünü kat be kat aşacak, o zaman kendini "yapamıyorum" diye perişan etme diye söylüyorum.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Teşekkür ederim küçük joe senden bunları duymak gerçekten çok güzel xoxox

      Aslında şu tek kişi her şeyi değiştirebilir şeyi şöyle ki mesela bir ortamda kimse karpuzlu bir içeceği denememiş.Ben garsona karpuzlu içecekten istediğimi sesli bir şekilde söylesem diğer insanlar da ya merak edip özenip alabilir ya da istemeye önceden tereddüt ettiği için benle beraber denemek isteyebilir.O bir kişi muhabbeti böyle,her akım bir kişinin düşüncesiyle başlar aslında,sonrasında yayılır.Başarma konusunda evet tek kişi değil o topluluk başarmış olur ama o bir kişi olmasa da başarma gibi bir şey söz konusu olamaz.Evet,Malalanın da şansı ailesiydi.Özellikle de konuşmacı babasıydı.Sen de Sofie'nin Dünyasını örnek vererek güzel bir nokta atışı yaptın.O kitaptan herkes farklı anlamlar çıkarıyor.Hatta aynı kişi bile bir kez daha okuyunca farklı şeyler öğrenebiliyor.Büyüleyici bir kitap değil de ne *-*

      Delete
  3. Kenarda izlenmeyi bekliyor, bilim kurgular bitince sıra ona gelecek.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yorumlarını bekliyorum o zaman burada :)

      Delete