Friday, December 23, 2016

Hayatta Gibiyim - Günlük Kıvamında


   Yaklaşık iki haftadır bir kelime yazmadım buraya.

Geçen hafta deliler gibi hastaydım.İlk boğazlarım ağrıdı sonra ayağa kalkacak halim kalmadı,ağzımın tadı gitti.Yazılı haftasının öncesiydi bir de..full yattım.Bunun yanında psikolojik olarak da aşırı berbattım.İstisnasız her şey kötüye gidiyo gibiydi.Gibiydi değil hatta gitti yani bildiğiniz.

Bu hafta da ilk yazılı haftasıydı.Beklediğimden iyi geçti hepsi.Öncekiler kadar çalışmadım hiçbirine halbuki.Çünkü gerçekten 0 enerjiyle günleri tamamlamaya çalışıyorum.Hani uyku problemim var diyen ben var ya resmen saat 22.00'da yatağa giriyorum ve beş dakikaya da horlamaya başlıyorum artık...

Küçük joe bir ara ülke gündemi için ''görünmeyen el'' benzetmesi yapmıştı.Her şeyi bozan görünmez bir el.O el yine uğramaya başladı hayatlarımıza.Özel hayatımda her şey iyiye gidiyo diyelim sonra istemeye istemeye ülkede olan berbat bir olayı daha öğreniyorum..hop kocaman bir tokat. ''Mutlu olamazsın Türkiye'de yaşıyosun,gerizekalı.'' denilmiş gibi hissediyorum.

Her şey daha iyiye gitmek zorunda bence artık.Öyle ya da böyle bir şeyler düzelmeli artık...geçen Hanna ile Beşiktaşta olan patlamadan sonra konuşuyorduk,bana aynen şöyle dedi ''Keşke ailen ve seni Polonya'ya alabilseydim.'' garip bir eziklik psikolojisine girdim.Kendimi kanıtlama isteği geldi.''Aslında Türkiye böyle bir ülke değil,güzel yerlerimiz çok.'' tarzı bir şey yazdım sonra da ''Umarım her şey düzelir Hanna.'' dedim.Aslında bizim de hakkımız değil mi insan gibi yaşamak? Gelecek kaygısı olmadan sudan sebeplere ülkece üzülüp kahrolabilmek? 

Elime bir megafon alıp ülke çapında haykırmak istiyorum.''SESSİZLİK..LÜTFEN''.

Politika yapmayı bloğuma yakıştırmıyorum,kendileri çok gereksiz bir şey,ama düşünmeden de edemiyorum yönetilmemizin hakkında.Düşünüyorum da noluyo ki? Sinirlerim tepeme çıkıyo.Haksızlıklar kanıma dokunuyo.Geleceğim olacak mı? korkusu vücudumu sarıyo.

Hani ben hep böyle savaşta olanları anlatan çocukların kitaplarını okuyorum ya kendi kendime kurgular kurmaya başladım.Çok uzak değilsin Anıl,o çocuklar da eminim başkalarını bu şekilde okuyordu...of çok korkunç.Savaş,kan,ölüm...cesur değilim onlarla yüzleşebilecek kadar.Eğitimimi alıp avukat olmak dışında bir şey istemiyorum,düşlediğim uçuk hayalleri de geçtim yani.....zaten kim ister,diler ki savaşmayı?

Şuan ciddi ciddi not defterime bir şeyler karalıyor gibi hissediyorum.Kafam karışık.Yazım en çirkin halinde.

Yılbaşına çok az kaldı.Abim eve gelemeyecekmiş,finalleri cart curt var.Bu yılbaşı adına çok ama çok güzel şeyler yapmak istiyorum.Her yaşadığımız saniye kıymetli ve hatırlanmaya değer.Zor bir yıl atlattık,atlatmaya devam ediyoruz...altı rakamı koca bir 7'ye dönüşsün artık...kötülüklerini de alarak gitsin...



Geçen AVM'ye gittiğimizde her yerin ışıl ışıl olduğunu gördüm...Nasıl güzel hissettim anlatamam...sevdiğiniz şeylere bol bol odaklanın bu aralar.Sömürün onlardaki pozitifliği...

No comments:

Post a Comment