Challange etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Challange etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mayıs 2016 Çarşamba

Elveda Challange-Blog İsmimin Hikayesi


 Haftanın ortasında arınma diyetim devam ederken challange'ın son günü olduğunu fark ettim.İlk başlarda çok güzel gidiyordum ama sonra derslerden zaman bulamadım yazmaya,yine öyle olacak önümüzdeki günlerde.Beni bu işe davet eden Dukujuya ve bu güzel mücadelenin öncüsü Saçaklıya çoook teşekkür ederim.Sayenizde bir sürü yeni blog keşfedip aydınlanma yaşadım,seviliyorsunuz! :)

Son soru cidden güzel olmuş.Hep yazmakla ilgili konuşurken blog adım hakkında ağzımı açmadım.Önce sorunun ilk adımını cevaplayayım.

Yaklaşık bir yıl önce youtube videoları izlemeye başladım.Blog denilen şeyden haberim bile yoktu.Ben defterine yazan,günlük tutan kendi çapında sıradan bir vatandaştım.Sonra izleye izleye bu blog denen şeyi keşfettim.Video çekmeyi hep düşünürdüm ama bu ortamı görünce BURASI BENİM YERİM dedim.İlk yazımı yazıverdim. tık (UTANDI) Şaka maka 23'ünde 1 yıl olacak,vay vay..

Blog adımı çok da zor bulmadım aslında.Gece oturdum müzik dinliye dinliye internette gezindim.Aklıma bir şeyler gelmesini bekliyordum.Sonra birden aklıma tumblr kullanıcı adımla ilgili bir şeyler koymak dedim. (hopefulsalad) düşündüm düşündüm..umutlusalata dedim cıks yaptım umutlu mumutlu bişeler dedim cıks dedim..en son tumblrda bir otobüs gördüm ve birden umut durakları adı aklımda belirdi.O an yüzümü görmeniz lazım böyle bir nur indi o esmer halimden 3 ton açıldım.Zaman kaybetmedim yazdım adını açtım bloğu!

İyi ki de açmışım,iyi ki.Zaten 23'ünde çok çok çok heycanlandığım bir yazıyla bunu kutlayacağım.Benim için yeni bir serüven olacak ama yer değiştirerek olandan değil.

Bekleyin olur mu?

Sizleri seviyorum ♥


Şu fotoğrafa bakıp bakıp haftalardır iç geçiriyorum.



29 Nisan 2016 Cuma

Tam Bir KOÇ-İlk Konser (Challange #17 #18)


Başlıktaki gibi burcum Koç.Özelliklerini yüzde 95 taşıyorum ve neredeyse baktığım bütün burç yorumları da hayatımda çıkıyor.


Şundan bir yıl kadar önce burç işine çok meraklıydım.Bana çok gizemli geliyordu.Kendi kendime araştırır not ederdim.Sonra birazcık koptum her şey gibi bundan da sıkıldım.Fakat bu işe inanıyorum.Çünkü ben tam bir koç ruhluyum.

Mesela koç burçlarının genel özellikleri arasında bir işe hızlı başlayıp sonunu zor getirme var.İŞTE BEN.Çocukluğumdan beri hep bir şeylere hızlı başlarım,ilerlerim ortanın bir tık üstünde ''OF YETER BIKTIM'' cümlesini kurarım.Çok sinir bozucu ama kurtulamıyorum.

DETAYLARDAN NEFRET EDERİM.Mükemmelliyetçiyimdir ama bu ikisinin farklı olduğuna inanıyorum.Koç burçları,ben bir şeyleri irdelemeyi sevmeyiz.Cidden de nefret ederim.Şu ödev işleri falan oluyor ya millet telaşa kapılıyor ay şu renk kağıt şunla olmuş mu falan sinir olurum.Önemli olan mini minnacık detay değil ortaya koyduğun iş.

Özgürlüğüme her koç gibi düşkünümdür.Birinin bana bir şeyi zorla yaptırması çok zor.Eğer o şeyi yapmak istemiyorsam bitmiştir.Elimi oynatamam,dayanamam.

Öfkeliyimdir.Bunu da genelde koç burçlarında olduğunu okumuştum.En sevmediğim özelliklerimden biri bu.Tahammülüm çok azdır.Salak salak konuşan insanlara hele..öyle sabırlı sabırlı konuşamam bağırırım çağırırım ama anlıktır.Gidince özür dilemesini bilirim.Tabi bunu karaktersizlik olarak algılamayacaklara...

Açık sözlüyümdür..bunu bazıları patavatsızlık olarak algılar.Koç burcunun en sivri özelliklerinden biri de bu bence.İçimde tutamam ne mutluluğumu ne kederimi.Düşüncelerimi de.Tutarsam taşarım,kudururum.Yok arkadaş birini,bir şeyi sevdiysem;sevmediysem SÖYLEMEK ZORUNDAYIM.

Son olarak da savaşçı bir ruha sahibimdir.Aslında çok çabuk moralim bozulur.Mesela şu yazının altına biri kötü bir şey yazsın 6546465468 gün düşünürüm.Fakat rutinlerime dokundurmam hiçbir olayımı.Başarısız olduğumda da aynı şekilde çok ağlarım çok zırlarım ama yine de bir yerden ayağa kalkmayı bilirim.Bunu çoğu kez tek başıma yaptım.

**

Kendimi bilerek gittiğim ilk konser Gripin grubunundu.Çok çok çok güzeldi.Şansıma en önlerdeydim o muazzam şarkıları söylerken hep solistle göz göze geldim.Çığlık çığlığa söylediğimi gören abim çok şaşırmıştı..çünkü aynı kişi konserden önce ''BAK SIKILIRSAM GERİ DÖNERİZ'' diyordu.Hayat şaşırtıcı.

**

Kısa gibi geliyor kurduğum cümleler ama Challange biraz sıkıcı gelmeye başladı bana ondandır.Kimse yanlış anlamasın mutluyum hala katıldığım için ama bana görev gibi gelen şeylerden soğuyorum.Yine de zaman buldukça yazıp bitireceğim.Bu hafta çok yoğun ve yorgundum 1 tanecik bile blog okuyamadım normalde yorumlarda görürdünüz hep beni,affedin :')

Görüşmek üzere xoxox

27 Nisan 2016 Çarşamba

Özel Yetenek-Favori Mevsim-El yazım (Challange #14 #15 #16)


 Yorgun geçen bir haftada anca fırsat buldum yazmaya.Mücadeledeki sorular birikmiş.Sanki bu olaya katılmadan önce yazıcak konu bulamıyormuşum gibi hissediyorum.Ama bakın Challange bitince çok çok çok güzel bir haber,yazı gelecek bekleyin :)

Özel bir yeteneğim yok.Yani bir daha düşüneyim....dilimi kıvırabiliyorum?....bacağımı kafama geçirebiliyorum öyle esneklik şeylerim vardır yoga ve küçükken yaptığım jimnastik sayesinde...bu kadar.Şimdi yeteneklerim var kendimi gömmiyim ama ''özel'' olarak diyebileceğim yok.

Yeteneklerim olarak değiştirirsem soruyu; yazabiliyorum,koşabiliyorum,yoga yapabiliyorum,yüzebiliyorum,dil öğrenmede zorluk yaşamıyorum..vs vs..

En sevdiğim Mevsim için de kararsız kaldım.Bu yüzden şöyle tatlı bir liste yapayım dedim her mevsim için 3 düşüncem ve yapmayı sevdiğim şeyler.En sevdiğimi birlikte keşfedelim:

  • Kış
  1. Sıcak şeyleri buz gibi ellerle içmek.
  2. Üst üste giyinilen kıyafetlerin altında kordonda yürümek.
  3. Şiddetli bir yağmurdan sonraki gök yüzünün rengi ve toprak kokusu.
  • İlkbahar
  1. DOĞUM GÜNÜM
  2. İnce hırkayla günü geçirebilme
  3. Soğuk içeceklere geçiş
  • Yaz
  1. OKUL YOK
  2. En sevdiğim meyveleri yiyebilme
  3. Yaz gecelerinde yürüyüş,gezme.
  • Sonbahar
  1. Sarı yapraklar
  2. Hafif soğuk hava
  3. Kışlıkları çıkarma merasimi,kış için alışveriş.
Hm şöyle bir daha bakayım....SONBAHAR..aslında İlkbaharı severdim ama polen diye bir gerçek var...Sonbaharı seviyorum.Böyle tatlı bir hüznü var gibi geliyor bana.Yapraklar,çiçekler kendini bırakıyor,insanlar daha kalın giyinmeye başlıyor,dünya sessizleşiyor...Sanki evren depresyona girmeye başlıyor.İşte bu huzur verici atmosferini seviyorum.

El yazıma geldik...şimdi el yazısı deyince aklıma ilk 1. sınıfta yazdığım şey geldi ama sanırsam o değil normal yazımı atıyorum.


Defterlerime daha güzel yazıyorum bu pek de güzel olmadı ama olsundu bir challange sorusunun daha sonuna gelinmişti ^^
 

24 Nisan 2016 Pazar

Haftanın Güncesi #16 (Challange #12 #13 İçerir)




 Ara karneler de verildiğine göre bu dönemin yarısı bitti.18 Mayıstan sonraki 2 haftadan sonra da bitmiş gibi olacak.Yaz gelsin artık hemen gelsin çabuk gelsin..çok sıkıldım okuldan.Her gün giyinip gitmek işkence gibi geliyor,hele şu güzelim havada.

Bu hafta içi full ödev yetiştirmek ve hazırlamakla geçti.Cuma günü olanın aksine 00:30 gibi bir saatte uyudum.Bu aralar antibiyotik ve alerji ilacımı aynı anda kullanıyorum.Nasıl uyku yapıyor bir bilseniz..fakat çok da iyi hissettim.Cumartesi 11'de kalktım.Kahvaltı yaptım ve bütün gün anime izledim.5-6 saat,abartmıyorum.Çok iyi hissettim kendimi.Final bölümüne gelince iç geçirdim ''GERÇEK DÜNYAYA DÖNMEK ZORUNDA MIYIM?'' hak etmiştim ama bunu  o kadar üzüntü ve çabalamadan sonra.

Bugün çok tatlı bir şey oldu.Hani Özden bana 5 hafta önce instagramda yorum atmıştı ya şimdi de snapchat'den ona attığım güzel mesajlara videolu cevap verdi.Allah kahretsin ki Japoncadaydım ve sesi çok kısıktı.Sadece ''Çok teşekkür ederim çok tatlısın'' tarzı bir şey duydum.Heycandan tekrar oynatmaya da tıklayamadım.Ekran görüntüsü alıp içimden bir çığlık kopardım.


Sağ üste bakın..son 1 saniyede almışım.Yoksa o fırsatım da gidiyordu.Günüm çok durağan ve anlamsız geçerken bu olaydan sonra motive oldum.Şimdi de günlük işlerimi falan bitirip bloğun başına oturdum.

Güzel bir haberim daha var Japonca ile ilgili bu.A2 kursu açılacakmış.Yazın devam edeceğim.İçime su serpildi.A1'de kalmaktan korkuyordum.Sertifika yerine geçen katılım belgesi de alacakmışız.Sevindirici ^^

Challange'da ki 12. soru arabayla ilgili.Hmmm pek cevap veremeyeceğim.Hiç arabam olmadı haliyle.Arabalara da pek ilgim yok ne yalan söylemesi.Fakat eninde sonunda bir ehliyet almam lazım ne kadar ilgisiz olsam da.Bunu erken gerçekleştirmek istiyorum yoksa kendimi tanıyorum sonsuza kadar alamam.

Diğer soru şiirlerle ilgili.Bunda da dürüstüm hiç şiir okumam,çok da duygusuna giremem.Ben denemeleri,düz yazıları vs. seviyorum.Onlardan herkesin aksine daha çok duygu alıyorum.Şiirleri sevmem değil denk gelirsem okurum,duygu alırım ama öyle favorim diyebileceğim yok galiba.Belki de daha tanışacağım zaman gelmemiştir.Bana güze şiirlerden alıntı yaparsınız ufkum açılabilir :)

Çok mutsuzum aslında ya.Hiçbir şey yapasım yok.Sürekli zırlamak da istemiyorum ama öyle.Hep bir şeyler eksik hani bahsetmiştim ya bir yazıda..Motivasyon diyorum değil motiveyimŞükür etme eksikliği diyorum sürekli dua eden biriyim.Maddi şeyler diyorum aç değilim açıkta değilim.

Var sürekli içimde bir hüzün.Sorusunu bile bilmediğim bir sorun.




22 Nisan 2016 Cuma

Kendini Keşfetmek (Challange #10 #11 İçerir)


 O kadar uçsuz bir evrende yaşıyoruz ki insanoğlu olarak ne keşfedersek edelim hep aklımızda başka bir soru kalıyor.Sona yeni bir araştırma başlıyor ve yenisi..uzayıp gidiyor.

Aslında bu uçsuz bucaksız olanı keşfetme istediği insanların ta derinlerinde,ruhunda yatıyor.Hep bir şey düşünmüşümdür mesela çok eski çağlarda boya yoktu kalem yoktu bir şey yoktu.Belki onların arasından doğuştan resim yeteneği olan biri vardı fakat bunu keşfedemeden öldü.Bu şimdi de mümkün değil mi?Mesela benim şuan ilerde icat edilecek adını bile bilmediğim bir hobi türüne yatkınlığım olabilir ama ömrüm yetmezse yeteneğimle gömüleceğim.

İnsanın bu yüzden kendini keşfetmesi,kendinde bir şeyler araması bu dünya için bir şey üretmesinden bile önemli.Kendini tanımayan yeteneklerini bilmeyen bir bilim adamı gördünüz mü hiç?Ben görmedim.Hatta lafını bile ederiz.''Bunun kendine hayrı yok bize ne yapsın.''

İster 50 yaşında ister 15 olun sürekli kendiniz hakkında bir şeyler öğrenirsiniz.Öğrendiklerinizle bir şeyler keşfeder belki de icat edersiniz.Up uzuun bir halkasal oyuğun içindeyiz yani.Bu yüzden kendini tanımayı,keşfetmeyi çoğu şeyden önce tutuyorum.Belki de yanılıyorum ama hemen hemen ruhumu anlıyorum,ifade edebiliyorum.

İlk güçlü özelliklerimden mi güçsüzden mi başlasam bilemedim.İlk kötü haber mi iyi haber mi denildiğinde hep kötüyü sorarım ki konuşmanın sonunda mutlu ayrılayım.Yine bunu uygulayacağım hadi bakalım kirli çamaşırlar ortaya,düşmanlar meydana(!)

Kendim hakkımda ilk güçsüz bulduğum sevmediğim şey özgüvensiz oluşum.Yani bir insan bu kadar özürlü olur bu konuda.Kendime güvenmeye korkuyorum.Nedir bu salaklık?Sanki kendime güvensem bir şey olucak kırılacak gibi hissediyorum.HOOP kabuğuma kaçıyorum.

Yanlış anlaşılma korkum var.Kendimi çok iyi bir şekilde normal hayatta da burada da ifade ettiğimi düşünüyorum.Ama biri çıkıp yanlış anlasa ona mal gibi anlatmaya çalışıyorum.Çünkü sevmiyorum işte.İsterse bir bebek olsun karşımdaki beni yanlış anlayamaz...anlamayacak!!!^^

İnsanları kötü göremiyorum.Bir diğer zayıf özelliğim de bu olmalı.Bundan çok çektim çok.Mesela birinden çok nefret edeyim hem de çok ama minicik bir iyilik yapsa gözüme giriveriyor.Tabi dizginleyebiliyorum kendimi saolsun benim 500m gururum <3

Hmm bu kadar zayıflık yeter şişmanlara geçelim.

Her türlü insanla sohbet edebilir,onları bir şeye ikna edebilirim.Dilim çok kuvvetlidir.Dürüst bir insan olduğuma inanıyorum ve bu karşıya anında geçiyor.Aslında bu zayıf bir özellik de olabilir çünkü en minik bir yalan söylesem onu  aptal bir şekilde düzeltme çabasına giriyorum.Olsun olsun dürüst olmak,insanların dilinden anlamak iyidir.Yoksa sadece masallarda mı?dış dış.

Yalnız kalmayı başarabilirim.Aslında bu biraz bana yaşadığım şeylerden sonra bulaştı.Sürü psikolojisine inanmam.Bir yerde herkes x kişisine bayılabilir,arkadaş olabilir ama ben onu sevmezsem herkes oluyor diye asla olmam.

Kendi kendimi güldürebilirim.Bu en çok ağlamaklı olduğumda beni güçlü kılıyor.Aklıma komik şeyler getirebilir kendi kendime espri yapabilir ve yüzümü gülümsetebilirim.Tişikkirler kendim <3

Bundan da bu kadar.

Kendim hakkımda keşfedebileceğim daha bir sürü özellik olduğuna inanıyorum.Belki bazılarını göremeyeceğim ama yaşadıkça ortaya çıkacaklar.

İşlenmeyi bekleyen bir altın madeni gibi ruhumuz,haydi baltayı avuçlarınızın arasında alın!





20 Nisan 2016 Çarşamba

Challange Hayaller&İdealler #9


 En sevdiğim soru bu oldu diyebilirim.Bu yüzden uzun bir aradan sonra şöyle ballı kaymaklı bir anlatım yapmak istiyorum.Kahvenizi çayınızı alıp gelin!

Şimdi bunun için biraz düşünmem gerekti.Avukat olmak istediğimi biliyorsunuzdur.Fakat alan olarak derinlere inince moda geldi aklıma.Çocukluktan beri ilgimin kesin olarak olduğu tek şey diyebilirim.Yaşıtım erkekler futbol oynarken kızlar evicilikte barbileri anne baba yaparken ben sadece lego oynar veya bir şeyler çizerdim.Meslek sorusu da sorulunca aklıma hep ''modacı'' olmak gelirdi.Fakat küçükken bu yönlerden zaten dışlanan biri olduğum için çekinir ''hmm en çok para hangisi ondaysa o'' derdim.Evet onu da ciddi ciddi düşünürdüm,biraz üşengeçlikten galiba,çocuk aklı...Her neyse..

İnsanların modaya bakış açısı beni mutsuz ederdi.Sürekli ''Acaba modacı olmak istiyorum diye bana kötü şeyler derler mi?'' diye düşünürdüm çünkü yeterince laf yerdim.Annem zevkime güvenir nereye giderse gitsin ''Anıl baksana şu şunla olmuşlu'' diye sorardı.Bu o kadar hoşuma giderdi ki anlatamam,öz güvenim yerine gelirdi.Yetişkin biri gibi uzun uzun anlatmak isterdim.Şuanda da durum farksız ama şimdi daha çok çatışıyoruz zevkler konusunda yine de sormadan çıkamıyor annem ahahaha♥

Evet moda diyorum,alanında en iyi olmak istediğim şey moda.Bazen acaba neden bu alana yönelmiyorum diye iç geçiriyorum.Gerçekten şu hayatta güvenebileceğim nadir şeylerimden biri göz zevkimdir,kombinleme yeteğimdir.

Fakat bir de idealim olan bir alan var.Hukuk.

Modanın aklımdan bir süreliğine gidişi okuma yazmayı öğrenmemle oldu diyebilirim.Kitap okumaktan nefret ederdim,düşünün ben,ama konuşmaya bayılırdım benden büyüklerle tartışmayı severdim.Hani hep dili pabuç gibi olan çocuk tipi var ya biri de bendim.

Aklım yerine gelmeye başladığı yaşlarımda da net bir şekilde etrafımdan da etkilenip hukuk alanında iyi olmak istediğime karar verdim.Bir diğer net olan şey de bu.

Şimdi düşündüm de acaba ikisinde de en iyi olabilir miyim?

Komik bir şekilde aklıma Ferhat Göçer geldi.O hem doktor hem de şarkıcı.Fakat ikisininde de en iyi mi orası tartışılır.

Belki de en iyiyi hedeflemekten çok olabildiğimize bakmalıyız.Zaten yeteneğimiz,isteğimiz varsa olabildiğimizin ''en iyisi'' olmuş oluruz.

Hukuk ve Moda 2 büyük tutkum.

Hayat bana ne getirir bilmiyorum ama birini üstümde birini zihnimde her daim taşıyacağım.








19 Nisan 2016 Salı

Challange #7 #8 (Gülümsemeli Yazı)


 Dün çok yorulmuştum bugün de farksız değilim ama baktım ki challange birikiyor el atmak istedim.

7. soru: Yatarken ne giyersin?

Pijama altlarım ve fark etmeksizin bir tişört.Açıkçası çok da pijama meraklısı biri değilim.Rahat iki üç parça şey benim için yeter.

8.soru:Sizi gülümseten şeyleri bizimle paylaşır mısınız?

Bilmiyorum buraya bu yönüm pek yansıdı mı ama ben normal hayatımda çok çok çok fazla gülen durmadan konuşan espri yapan bir tipimdir.İçim kan ağlasa da gün içinde birkaç kez somutur çaktırmadan olağan akışımda devam ederim.

Bu yüzden güldüğüm onlarca şey var.Benim mizah anlayışıma hitap eden şeyler genellikle insan davranışları üzerinden oluyor.Tatlı bir taşlama gibi.Okan Bayülgeni de bu sebeple çok severim,çok gülerim.

Aslında gerçekten güldüğüm şeyleri paylaşmak isterdim ama birazcıkcık küfürlü kaçabilir bu yüzden bloğumda gözüksün istemedim.Fb'daki çılgın genç paylaşım sitelerini biliyosunuzdur yeni jenarasyon espriler falan filan onlara gülerim işte ^^

Yabancılardan da Dude Perfect'e çok gülüyorum.Bizim çoğu caps de ordan alınma zaten.Birkaç gün öncesinden en güldüklerimi derledim hadi birlikte gülelim (SADECE SIRITTI)








Ece ile çocukluk zamanlarımızın dedikodusunu yaparken de çok gülerim.A'dan Z'ye her şeyi konuşur sonra''GÜZEL GÜNLERDİ'' der kapatırız.Aynı rutinde aynı şeylere defalarca gülerim.

En güldüğüm film serisi ise ''Korkunç Bir Film'' kelimenin tam anlamıyla B-A-Y-I-L-I-Y-O-R-U-M moraliniz falan bozuksa kapatın bu yazıyı koşun izlemeye...

İşte böyle benim mizah anlayışlarım.Anı da paylaşayım dedim ama aklıma gelmedi.Bak kesin bu yazıyı yayınladıktan sonra aklıma 45165465 tane gelecek ama ben üşenip eklemeyeceğim.

Dipnot:BENİM İÇİN GÜLÜMSER MİSİN?

-tşklr



16 Nisan 2016 Cumartesi

Anı Defterim (Challange İçerir) #5



★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★

Koleksiyonunu yapmayı sevdiğim tek şey anılar.Onlardan bir şeyler saklamayı,düşünmeyi seviyorum.Gözüme yıllandıkça güzel gelmeye başlıyorlar.


Yaklaşık bir yıldır abimin hediye ettiği bu el yapımı deftere gün içinde gözüme ilişen,sevdiğim anlam yüklediğim özel şeyleri yapıştırıyorum.Anıları düşünebiliriz,konuşabiliriz ama onlardan bir parça saklamadığımız sürece dokunamayız.

Bir nevi ben geçmişe dokunmak istedim.




Defterin kapağındaki bağlama sistemi size özel oluyor fakat ben üşengeçliğimden bir önceki fotoğraftaki gibi gelişi güzel bağlıyorum.

Hadi bazı sayfalarına bakalım ^^


İlk somutlaştırdığım anı Bahar Şenliğinden çiçekler.İtiraf edeyim salaklık yapıp lak diye aldığım gibi yapıştırmıştım.Kokacağını,pis olacağını hiç düşünmemiştim.O dehşet koku her açtığımda burnuma gelince stretch filmle kapladım.Şimdi sadece güzel görünüşü kaldı :)


Abimin mezuniyetinde atılan konfetiler.İlk sevinci yaşadıktan fotoğraf çekindikten sonra ben koşup 4-5 tane konfeti toplamıştım.Abim bana yıllar sonra minnettar olacak!^^


Sıla ile 2. buluşmamızda içtiğimiz kahvelerin fişi (özlediiiim) 


Nestle'nin 1927 serisininden bu çikolatasına ilk ısırığımı aldığımdan beri aşığım.Mutlaka günde bir tane yiyorum.Bu da ilk yediğim paketi,unutamam bunu! dedim..


Son olarak da doğum günü pastamdan bir mumu yapıştırdım.Aldığım her yaş için anı defterine bir mum yapıştırmayı planladım.Bakalım kaç yaşına kadar sürecek :)

Aralarda yapıştırdığım başka güzel şeyler de vardı ama ben en beğendiklerimi göstermek istedim.

Bu defterle daha uzun yıllar geçirmek istiyorum.Şöyle 5-10 yıl seçince açıp bakmak bana ne hissettirecek çok merak ediyorum.Şimdi bile aylar önce yapıştırdığım minicik şeylere yeni doğmuş bebek görmüş gibi bakıyorum.



★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★






14 Nisan 2016 Perşembe

Challange - Göbek Adım,Cüzdanım(?) #2 #3


Şu son yazdığım şey mim değilmiş 30 günlük bir mücadeleymiş.Çok hoşuma gitti sorular daha çok sevdim mimden.Katılmak isteyenler soruları burdan görebilir hepinize meydan okudum sayın (tık)

Normalde bugün  sadece Göbek Adımla ilgili yazacaktım ama Sonik Hanımla aynı gidelim dedik.Hem iyi de oldu bir erkeğin cüzdanında ilgi çekici ne olabilir ki? Onu sona fotoğraf şeklinde bırakacağım görmek isteyenler en alta kaysın ^^

Göbek adım ''Hacı'' yani akrabalar arasında da evde de takılmak isteyenler bana ya Hacı der ya da Karpuz.Hangisinin göbek adı tanımına uyacağını kestiremediğim için ikisinden de bahsedeceğim.




Karpuz adını bana rahmetli anneannem takmış <3 Neden olduğunu kesin olarak bilemiyorum.Biz Osmaniye,Adanalıyız.Her yaz anneannemin evine gittiğimizde Osmaniye sıcağında bahçede kuzenlerle beraber karpuz yerdik belki de o zamanlarda çok sevdiğimden öyle demiştir diye düşünüyorum.

Hacı göbek adını Hacı dedeme benzerliğimden almışım.Evet gerçekten de dedem benim yaşlanmış halim gibi bir şey.Yaşama bakış açımız,yediklerimiz,umursadıklarımız ve daha birçok şey.Sevilmeyen özelliklerimiz bile aynı.Dedem şuan beni görerek konuşsun çok isterdim.Sürekli evin içinde hacı hacı denilen çocuğun bu tip olduğunu bilmesi fena olmazdı ^^

Bizim sülale içinde böyle lakap takma alışkanlığımız vardır.Mesela anneme Osmaniye sınırlarına girdiğimiz andan itibaren Hatice değil ''Fidan'' denir lakabı da cır cır böceği olur.

Herhalde akrabalarım hakkında doğuştan gelen bağ dışında en sevdiğim şey bu.

Bahsettiğim şeyler göbek adı sayılır mı bilmiyorum ama bugün boş geçmesin dedim :)

Gelelim benim süper ötesi cool cüzdanıma;


Cafe,sinema,kütüphane,okul,kent kartı ve para koyuyorum.Zaten genelde cüzdanı yerine arkadaşının çantasını kullanan üşengeçlerden biriyim...

Yarınki mücadele sorusunda görüşürüz ^^





13 Nisan 2016 Çarşamba

Challenge - Şarkılar ve Hisler #1


 Tam da yazmak istediğim yazının mim olarak gelmesi beni çok mutlu etti beni.Teşekkür ederim en tatlı blogger anne Dukuju-cuk ^^

Mim'in sorusu: Müzik listenden 10 şarkı ve hissettirdikleri. 


Bu şarkıyı bir ses yarışmasında duymuştum.Tabiri caizse köpek gibi araştırmıştım NE BUNUN ADI NE KİM SÖYLÜYO diye.Bıkmadan o günden beri dinliyorum,neredeyse her gün.Beni,ironiktir ama, umut dolu bir hüzne götürüyor.Özellikle araba dinlediğimde kendimi kupa alıp ülkesine dönen milli bir sporcu gibi hissediyorum.Tarif edilesi zor anlamanız için sizin de öyle hissetmeniz gerek.

Sıla ile ortak şarkımız.Mutsuz olduğum zamanlarda ilaç gibi geliyor.Böyle kulaktan alınan,adı gibi,bir mutluluk;umut.Sözlerine odaklanarak dinleyin derim.,


Bu şarkı kendimi çok özel hissettiriyor.Beğendiriyor,mutlu ettiriyor umut veriyor.En önemlisi de bana hayal kurduruyor.Özellikle geceleri dinlediğimde hiç ulaşamayacağım uçuk şeylerin içinde buluyorum kendimi.

Tokio Hotel'e olan hayranlığım çok uzun yıllar sürdüğünü bir yerde yazmıştım.Özellikle bu şarkısı her dinlediğimde beni kuzenlerimle onu ben seviyorum şunu ben seviyorum kavgası yaptığımız,konserlerini izleyip BELKİ BİR GÜN BİZ DE GİDERİZ dediğimiz günlere götürüyor.Bana birçok şeyi özletiyor.

Lady Gaga'dan da aynı şekilde bahsetmiştim.Beni büyüten,hayatımı renklendiren kadın.Bütün şarkıları benim için çok özel hepsiyle bir yerlerde anılarım var.Fakat Marry The Night bana bir ayrı geliyor.O başarmışlık hikayesi beni cesaretlendiriyor.Klibini de film gibi izleyin derim :)

Bu sevimli rock grubuna hayranım.Rock kelimesinin kalıplarını aşarak tarzlarını yansıtması çok hoşuma gidiyor.Favori şarkım da bu.Diğerlerine göre baya bir slow ama sözleri içime dokunuyor adeta :')

Miley'i normalde sevmezdim ama bu aralar çok dinleyince listeye eklemek istedim.Şarkıları bana Hanna Montana'dan dönüşümünü ve gençliğimi hatırlatıyor yani şu anımı.Eğlendiriyor,mutlu ediyor.Birazcık da asileştiriyor.

Bu kadının sesine Dancers In The Dark filmini izledikten sonra bağladım,ne çok ağlamıştım o filmde.Şarkıları o kadar anlamlı ve kaliteli ki hepsi benim derinliklerimde çınlıyor.Bu da onlardan biri.Dürüst olmak gerekirse onun şarkıları bana bir şey hissettirmiyor ben onun şarkılarına anlam yüklüyorum :')

İzlandalı bu güzel sesin şarkıları bir ara bloğumda çalıyordu,çok beğenenler olmuştu.Wattpad'de Huldufolk hikayemi yazarken de hep bu kadını dinliyordum.Sesi ilaç gibi iyileştirici.

Enerji dolu bir şarkı daha.Bana başarı yolunda,mutlu olma yolunda karşıma çıkan insanları bir bir nasıl indirebileceğimi hatırlatıyor,cesaretlendiriyor.

***

Playlist'imin bir kısmı bu şekilde.Başlıklara tıklayarak şarkıları dinleyebilirsiniz beğendiklerinizi yorumlarda da belirtin :)


İlk Mim işini bana öğreten Çağan'a pası atıyorum,yakala ^^