29 Ocak 2017 Pazar

Gelgitler,Gerçek Olan ve Olamayan Planlar,Ayın Değerlendirmesi ☕️

Özledim içimi dökmeyi.Kendime, yazarak farklı bir pencereden yaklaşmayı.

Her tatile olduğu gibi bu tatile de aşırı mükemmel planlarla girdim.İşte erken uyumaya çalışıp erken kalkcam(Her gece 4'de yatağa giriyorum).Günlük spor yapıcam ve bütün eksik testleri bitiricem tarzı.Meh...yine çoğu gerçekleşmeden yarıladım 2 haftayı.Aslında spor yaptım sayılır.Her gün mekik-şınav programı uyguladım.Yoga da yaptım.Yanlız fark ettim ki yogaya ara verince eski mutluluğu alamadım.Bu yüzden de çok da zorlamadım kendimi,basit ilerledim.Ders anlamında kötüydüm.Sabah yapacaklarımı kafada belirliyodum gece 12 oluyo ben tık kaleme dokunmadan bitiriyodum.3 Günü tam olarak çalışmışımdır desem yalan söylemiş olmam.Olsun o da kafi şimdilik.Sineklerin Tanrısı kitabının bitmesine az kaldı.Edebiyat dersinden proje konum bu kitap.Aşırı pişmanım proje aldığıma çünkü ortalamam gayet iyi, bir gaza gelip aldım.Neyse artık kitap okuma,özet çıkarma falan Allahtan; zorlanmam umarım.D&R'dan kitap sipariş ettik.Kitaplar gelince,ben okudukça adlarını sizinle paylaşırım.Kitaplardan birini almamın özel bir nedeni var,göreceksiniz *-*

Somut şeylerden bu kadar.Azıcık sizi ruh halimle boğmak istiyorum.Her şeyi içselleştirmekten ve kuruntu yapmaktan resmen yoruldum.Bir ara psikiyatriste gittim,size anlatmadım değil mi nasıl geçtiğini? gereksizdi.Kadın aşırı politik konuşmuştu.Yoldan geçen birine de anlatsam aynılarını ciddi anlamda derdi.Kimseyi eleştirmiyorum ama bence bu meslek politik olmak için yanlış,ben kolum kanadığı için gitmiyorum oraya.Tek bir çözüm yolu yok,binlerce ruhsal iyileşme yolu var.Zaten bilemediğim için oraya geliyorum ve sen bana en bilinen yoldan yardım etmeye çalışıyorsun...her neyse..yine bir gitsem mi diye düşündüm sonra gidip de ne olacak boşu boşuna yorulacaksın dedim kendi kendime.Şuan hissettiklerimi sadece hisseden biri anlar diye düşünüyorum.Bu yüzden tam olarak kimseyle paylaşmadım.Bunu ilk defa yapıyor gibiyim.Hep kendi kendime bir şeyleri aştım zaten,bu berbat ruh halinden de umarım sıyrılırım.Yapıştı kötülükler,negatiflikler ve kuruntular gitmiyorlar.....gitsinler.

Havalar bir anda aşırı soğudu.Hatta yine kar yağacak dediler.Soğuk havadan sıkıldım.Sürekli kat kat gezmek bir yere girince soyunmak sonra içinin gereksizce terlemesi vs. çok sinir bozucu değil mi? Gerçi düşündüm de kışın geldiğine sevinmek bencil bir düşünce aslında.Sokaktaki insanlar,donarak ölen hayvanlar.Hepsi kış geliyor diye mutsuz olurken sıcacık kahve içeceğim diye sevinmek hayatın gerçeklerinin başka bir versiyonu...üf tamam Anıl...


Ecaznenin fayanslarını bile fotoğraf malzemesi yapabilirim.Çünkü estetik olan her şeye aşığım.


Sıcak çikolata diye bir duygu durumu var.




Ocak ayı bitiyor.Planner'da Ocak ayında yapacağım dediğim her şeyi yaptım.(EPLOOZ)

Mrs. Dollaway bitti 

Tübitak projesi tamamlandı ve gönderildi.(Ayrı yazı yazarım belki)

Natsume 4. sezon yarılandı.

Bütün performans ödevleri teslim edildi.

Hanna'dan mektup geldi ve cevap gönderildi

Japonca dersine kesintisiz devam edildi.

BONUS: Bütün sevdiğim insanların doğum günleri kutlanıldı ♥

Önümüzdeki iki ayı skip skip yapalım ve Nisan gelsin.Alerji malerjiyi unutursam doğum günüm 5 Nisan'da !! (BAKIN ŞİMDİDEN DUYUYORUM)  hediyeler,kutlama falan filan; bayılırım.

Oh rahatladım.Her ne kadar bazen ara vermeyi düşünsem de -anlatıcam- burada olmayı,yazmayı,okumayı çok seviyorum.En içten şekilde.

Tatiliniz umarım benimkinden güzel geçiyordur,2. haftasının da öyle geçmesi dileğiyle; bolca huzur xoxooxoxoxoxoxoxoxoxoxoxoxoxoxoxoxoxoxoxoxoxoxoxoxoxoxoxoxoxoxoxoxoxoxooxoxoxoxox

28 Ocak 2017 Cumartesi

Yılın İlk Film Önerileri 🎬






1.Juno

Yılın ilk filmi için gayet güzel bir başlangıçtı.Konu alışılagelmişin dışında ve ilgi çekiciydi.Juno adlı lise öğrencisi kız, kapaktaki çocukla yaşadığı cinsel ilişki sonucu hamile kalıyor.Daha sonra bu çocuğa bakamayacağı için onu sevecek bir aile buluyor.Filmde Juno'nun hamilelikte neler yaşadığını,iki ailenin yaşam tarzlarındaki farklılıkları ortaya anlatılıyor.Dünyada her gün milyonlarca farklı hadise yaşanıyor.Filmlere ne kadarı konu olursa o kadar farkındalık kazandırılabilinir bence.Bu açıdan değerlendirerek ön yargısız izlemenizi tavsiye ederim.


2.Wild Child

Bitchy filmelere bayılanlar burada mığğ? Ben çok seviyorum bu tarz çerezlik filmleri.Mean Girls,Cluessles,The Bling Ring...hepsi aşırı eğlenceli ve kafa rahatlatıcı.

Wild Child'ı ilk izleme sebebim tabiki Emma Roberts'dı.Bayılıyorum bu kadına.Eski hali de aşırı tatlıymış.Konu zengin bir kızın yaptığı taşkınlıklar sonucu babasının onu İngiltere'de muhafazakar bir okula göndermesini konu alıyor.Aşırı eğlenceli,canınız sıkılıyorsa açın izleyin düşünmeden.

3.Nerve

ve yine Emma Roberts için izleyip mutlu ayrıldığım bir film.

Nerve adlı bir oyun var.Oyun şöyle: ya izleyici oluyorsunuz ya da oyuncu.Oyuncu olursanız insanların talep ettiği şeyleri yapmak zorundasınız.Mesela sokak ortasında soyun,birini öp tarzı.Bundan da para kazanıyorsunuz.Vee kendi halinde bir kızdır.Daha sonra arkadaşının ona yaşattığı bir utanç sonucu çok kızar ve bu oyunda ''oyuncu'' olmaya karar verir.Sonra karşılaştığı çocukla da delicesine para kazandığı bol maceralı ve eğlenceli bir gece geçirir.Her saniyesini eğlenerek,heycanlanarak izleyebileceğiniz türden bir film.

4.Lights Out

Karne günü okulda izlediğim bir korku filmi.Bu arada sizinle hiç korku filmi aşığı olduğumu paylaşmış mıydım? Bu konuda da aşırı iddalıyım.Bir sürü korku filmi izledim ve artık uzman gibi bir şeyim.Övündüğüm yeter,çok yer yaktım....Filmin konusu basit ve bence çok da korkunç değil.Bir abla erkek kardeşini bakmak için yanına alır.Annesinin psikolojik problemleri vardır.Çünkü bir ruh musallat gibi bir şey olmuştur.Ruhu farklı yapan da şu ışık açılınca ortadan kaybolması.Filmi beğenmemin tek sebebi kurgunun güzel oluşu.Şans verilebilir.

5.City Of God

EFSANE BİR FİLM NEDEN DAHA ÖNCE İZLEMEDİM NEDEN

Aynen bu cümleyi söyledim izledikten sonra.Çünkü aşırı aşırı güzel bir film.Konu gangsterlerin hayatını ve bu hayattan bir şekilde sıyrılan bir çocuğun öyküsünü konu alıyor.Bu filmi aşırı mükemmel yapan şey oyunculuk denen şeyin resmen gerçek hayatta farksız oluşu.Rahatsız edici gerçeklikler çok ve resmen bunları izlerken film olduğunu unutup hayatın çirkin yüzünü tokat yer gibi anlıyorsunuz.

6.The Autopsy of Jane Doe

Yine bir korku filmi.Spoiler vermek gibi olmasın ama heyecanlı başlayıp saçma salak bir bitiriş yapılıyor.Konu yine basit.Bir babayla oğlu cesetlerin ölüm sebeplerini inceliyor.Yine bir cesedi incelerken aslında cesedin lanetli bir beden olduğunu fark ediyorlar.O gece de olanlar oluyor tabi.


***

Sene bu filmlerle başladı.Umarım daha güzelleriyle devam eder!

Dipnot: İzlerken beni hatırlayın <3

Dipdipnot: Bu film sitesine aşığım= tık

25 Ocak 2017 Çarşamba

Gidiyorum Bu Memleketten #17Çelınç (9) ✈️


Başlıkta Seda Sayan'ın atarlı bir lafından alıntı yaptım ♥

9.soru: Göç etmek zorunda kalsan yaşamak için seçeceğin ülke?


Aslında bunu hiç istemem.Hani seyehat falan olur ama kendi ülkemden ayrılıp zorla başka bir yere gitmek zoruma giderdi.Eğer bir gün zorunda kalırsam ve seçenek hakkım olursa İngiltere'den yana kullanırdım.Özellikle Londra için.Aslında ilk önce Japonya'yı düşündüm ama Japonyada isterseniz son seviye diliniz olsun kaliteli  iş bulmak vs. bir yabancı için oldukça zor.Londra'da Japonca bilgimi de kullanabileceğim farklı alanlar olabilir.Hem de İngiltere halkının nazik oluşunu çokça duyuyorum.Nazik insanları görmeye ihtiyacım var,bolca.Bir de Londra kozmopolotik bir şehir.Her ırktan cinsten insan var.Kimseye farklı gözükmeden hayatın akışında,insana değer verilen bir yerde hayatıma öyle böyle devam edebilirdim.


24 Ocak 2017 Salı

#17Çelınç (7) (8) ☕️


Kaldığım yerden devam,

7.Soru: Eğer bir hayvan olsaydın hangisi olurdun?

Klasik ama zor bir soru.Galiba kedi olurdum.Kediler ön yargıyla yaklaşılan hayvanlardan biri.Yok kimisi diyo siyah kedi uğursuzmuşmuş biri çıkıyo ''bencil'' diyo.Herkesin kucağına alıp sevmeden bir fikri var.O bakımdan yakın hissediyorum.Bir de kediler köpekler kadar sırnaşıklığa gelemiyo mesela.Sahipleri bile fazla öpüp koklarsa uzaklaşıyo ordan.Ben de sevmem pek vıcık vıcıklığı.Azcık da rahatlarına düşkünler.Keyif yapmayı seviyorlar.O da tam benlik.O yüzden kedi olurdum.

8.Soru: Bir dahaki hayatında kim olmak isterdin?

Şimdi aklıma bir ton başarılı insan geliyor.Onlardan biri olmayı isterdim ama bir kere de doğuştan ultra zengin oluşu tatmak isterdim: PARIS HILTON!

Çevremde bir sürü yardımcı,tek derdim giyinmek...dehşet mükemmel değil mi? Hatta dünyada karşı olduğun şeylerden biri ''fakirlik!'' falan


Ekstradan bir sürü senden nefret eden insan var ama normal hayatta hiçbiri senle aynı ortamda bile olamıyor...ve istediğin her işe paranla ilk adımı atabiliyorsun..tamamdır ya cinsiyet gözetmezsem Paris Hilton olmak isterdim! <3







23 Ocak 2017 Pazartesi

15 Tatili Verimli Geçirme Önerileri - Planlarım 🍪☕️


Hem kendime hem de size motivasyon depolamaya geldim!

Son dönemlerde telefona çok bakıyorum.Hatta elimden düşürmüyorum.Instagram yüzünden hep.Yok stalk yapiyim yok şunu merak ettim,biraz da keşfette takiliyim derken saatlerim hiç uğruna gidiyordu.Dedim ki ''BUNA DUR DE ANIL'' : sildim instagramı.Facebook da aynı şekilde.Bir kez de olsun bir tatili kendime odaklanarak geçiriyim dedim.

Abim geldiğinden beri bir şey çalışmadım,zaten 4 gün falan oldu.Bu hafta çok sıkı şekilde başlıyorum...Şimdi benim planları bir kenara bırakıp genel olarak şu 2 haftada neler yaparak değerlendirebiliriz ona bakalım:

1.Daha Fazla Spor ve Yoga:

Az önce yogadan kalktım.Dün 20dk bugün 34 dk yaptım.Hamlamışım.Normalde bir çırpıda yaptığım hareketleri yaparken canım acımaya başladı,biraz can sıkıcı ama her zaman dediğim gibi ''küçük adımlar''.Ara verdiğiniz bir spora veya en güzelinden evde yogaya devam edin.15 Günün her günü yapılan antrenmanlar güzel meyveler verebilir.

2. Kitap Okuma Geceleri:

Bunu yapmaya bayılıyorum.Okul zamanı içimde en çok kalan şeylerden biri gece kitap okuyamamak.Sizi bilmem ama ben gece bütün dünya sessizliğe bürününce kitap okumaya bayılıyorum.Sanki o kitapla yalnız kalmışız da dertleşiyor muşuz gibi oluyor.Böyle fantazilere girişmek istemiyorsanız normal bir saatte kitap okuyun..okuldan kalan minumum bir 8 saat hayatımıza kazanıyor.Kitapla değerlendirmek şart! :'D

Şuan okumakta olduğum ve bitmesine az kalan kitap: Sineklerin Tanrısı

3. Tekrarlar İçin En Uygun Zaman:

Okul zamanı ders tekrarı yapmak için fazla zaman olmuyor.Genelde test ve ödevlere zaman harcanıyor.Bu tatilde hatta hemen bu yazıdan sonra konu eksiklerinizi tamamlamaya çalışın.Birinci dönemde anlamadığınız şeyleri telafi edin.Sıkı bir çalışma yapıldığı takdirde 15 gün mükemmel uzun bir zamana dönüşüyor.

4. Hava Alın!:

Sadece okul için güneşi görme defteri aralandığına göre kendinize yürüyüş yapmak için zaman ayırın.Ben buna aşırı üşenen biri olsam da her dışarı çıktığım şöyle derin bir ''oh be'' çekiyorum.Temiz hava güzeldir,zihni açar ^^

Dipnot: Bana göre yürüyüş için en güzel zaman ikindi.
Dipdipnot: Sabah üşenmeden yürüyüşe çıkan insanlara hayranım,asla yapamam.

5. Filmler ve Animeler!:

İşin en tatlı yanlarından biri tabiki de bilgisayarda geçen zaman.Size tavsiyem benim yapacağım gibi kafanızı sosyal medya ile bulandırmak yerine film-dizi-anime izleyin.Hem zamanınızı kültürlenerek geçirmiş hem de okul zamanı izlemek istediğiniz şeyleri aradan çıkarmış olursunuz.Bloğun sağ tarafında bu yıl izlediğim filmler var,hepsini gönül rahatlığıyla öneririm,ben kötü film izlemem;zevkliyimdir(!)

Bu aralar izlediğim abime: Natsume Yuujinchou 4. Sezon

Benim planner tatilin ilk haftası için hazır;artık doldurabilirim.Herkese amaçlarına ulaşma yolunda bolca şans ♥ :



22 Ocak 2017 Pazar

Anı #17Çelınç (6)


6.soru: Hatırladığın en eski anını anlatır mısın?

Hay hay.

Aklıma aslında bir sürü macera dolu çocukluk adım geliyor ama soru ''en eski'' dediği için seçmekte zorlandım.

Mardin ve bakıcım Meral ablayla devam ediyim o halde..bir gün evde yine tekiz anne ve babam işte. Meral abla yürüyüşe çıkmak için beni giydirdi.Çıktık yürüyoruz falan..sonra işte Lojmanda iki tane park vardı.Biri bizim evin önünde biri üst taraftaki Lojmanlarda.Ben üst taraftakine gitmek istedim.Yürüdük bayır yukarı sonra parkta ikindiye kadar falan takıldık.Bu park da böyle Lojmanın en garip yerinde.Yokuş aşağı gibi,etrafı sarı otlarla sarılı.Eve dönüş için de iki yol var ya üstten dolanıp yokuş aşağı incez ya da direkt geldiğimiz yoldan dönebiliriz.Meral abla kendi kız kardeşine uğrayacağı için üstten dolanmayı tercih ettik.Etmez olaydık.Mardini bilenler bilir.Şehrin etrafı dağlar ve büyük kayalıklarla sarılı.Hiçbir şey olmadan kız kardeşine uğradık sonra evin yolunu tuttuk.Yolda karşımıza ne çıksa beğenirsiniz? 2 tane benim boyumda kurt.Biri böyle beyazlı diğeri kirli beyaz gibi..Meral abla şöyle bir durdu bana baktı elimi sıkı sıkı tuttu yerden taş aradı.Köpeklerle aramızda mesafe vardı ama kurt köpeği olunca insan haliyle dağ başında tırsıyor..sonra köpekler bizim olduğumuz tarafa döndü.Meral abla taşı başka yöne fırlattı korksunlar diye,köpekler umursamadı.Kaptı beni kucağına gerisin geri koştu ve tekrar parkın oradan eve vardık.Ertesi gün Meral abla babama olanları anlatınca babam da onların Lojmanın eğitimli köpekleri olduğunu söylemişti...tamamiyle olmasa da hatırlayabildiğim en eski anım bu....Aklıma geldikçe o anki halimize tebessüm ediyorum...bu halimle aynı anıya dönsem fena halde korkardım orası ayrı :')


Bu fotoğraf nerede çekilmiş bilmiyorum...sağdaki abim,soldaki bebiş ben.



21 Ocak 2017 Cumartesi

Özlem #17Çelınç (5) 🌾


 5.Soru: Her zaman ve bazen özlediğin 2 şey?


Özlemle ilgili şeyleri,vedaları vs. hiç sevmem...hatta nefret ederim.Fakat tabi her insan gibi özlediğim şeyler,kişiler var.

Her zaman özlediğim şey; uzaktaki dostlarım.Hepsinin yanımda olmasını o kadar isterdim ki...yalnız değilim burada da tabi; ama onları da yanı başımda isterdim.Ali Rıza Bey gibi hissediyorum böyle konuşunca.Onun gibi bütün ailemi,bütün sevdiklerimi bir arada istiyorum.Beraber yaşasak hatta fena olmaz...ama ev büyük olacak öyle aşırı kalabalığa da gelemem :')

Bazen özlediğim şeylerden biri çocukluğum.

Ailevi olarak bakarsak gayet normal ve mutlu bir çocukluk geçirdim.Okul ortamı içinse aynı şeyleri diyemem.Güldüğüm zamanlarda oluyordu ama genelde yalnızdım okulda.O yüzden çocukluğumla ilgili okul anlamında üzüntülerim var.O zamanlar adına asıl özlediğim şey dışarı çıkıp oyun oynamak.Gece geç saatlere kadar dışarıda kalıp sonra eve kirli pasaklı dönmek..hemen duşa girip sonra miss gibi uyumak.Tarifsiz bir zevkti,eğlenceydi benim için.

Bazen özlediğim bir diğer şey ise Mardindeki hayatımız.Aslında o zamanda çocuktum hatta bebek bile sayılırdım.Bakıcım Meral ablayı bazen aklıma geldikçe çok özlüyorum.Hiç unutmam bizim taşınmamızdan bir iki gün önce bana sarılıp saatlerce ağlamıştı.Ben de ona bakıp bakıp ağlamıştım.O minik bedenden bu yana asla unutmadığım anılarımdan biri.Salçalı ekmeği özlüyorum mesela...bakıcı ablamın evinde yediğim..şimdi yesem burun kıvırırım belki ama o zaman çok hoş geliyordu tadı.Bazen ben yemek yemediğimde suya deterjan döker pipetle baloncuklar çıkarırdı.1 Lokma 1 kez baloncuk köpürtme...saftirik gibi eğlenir köpük çıkarmak uğruna yemeği silir süpürürdüm.Eskiye dair her şeyi özleyebiliyorum.Geçmişin üstüne basıp geleceğe atlayan değil de daha çok geçmişi sırtına takıp geleceğe adım atmaya çalışan biriyim.Haddinden fazla olunca pek doğru bir şey olmasa da geçmişlerimiz bizi biz yapan şeylerle dolu.

Unutmamak lazım.


Tam da başlığa uygun bir şarkı.O kadar güzel ruha işliyor ki...mutlaka dinlemelisiniz.