Okul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Okul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Ocak 2017 Pazartesi
15 Tatili Verimli Geçirme Önerileri - Planlarım 🍪☕️
Hem kendime hem de size motivasyon depolamaya geldim!
Son dönemlerde telefona çok bakıyorum.Hatta elimden düşürmüyorum.Instagram yüzünden hep.Yok stalk yapiyim yok şunu merak ettim,biraz da keşfette takiliyim derken saatlerim hiç uğruna gidiyordu.Dedim ki ''BUNA DUR DE ANIL'' : sildim instagramı.Facebook da aynı şekilde.Bir kez de olsun bir tatili kendime odaklanarak geçiriyim dedim.
Abim geldiğinden beri bir şey çalışmadım,zaten 4 gün falan oldu.Bu hafta çok sıkı şekilde başlıyorum...Şimdi benim planları bir kenara bırakıp genel olarak şu 2 haftada neler yaparak değerlendirebiliriz ona bakalım:
1.Daha Fazla Spor ve Yoga:
Az önce yogadan kalktım.Dün 20dk bugün 34 dk yaptım.Hamlamışım.Normalde bir çırpıda yaptığım hareketleri yaparken canım acımaya başladı,biraz can sıkıcı ama her zaman dediğim gibi ''küçük adımlar''.Ara verdiğiniz bir spora veya en güzelinden evde yogaya devam edin.15 Günün her günü yapılan antrenmanlar güzel meyveler verebilir.
2. Kitap Okuma Geceleri:
Bunu yapmaya bayılıyorum.Okul zamanı içimde en çok kalan şeylerden biri gece kitap okuyamamak.Sizi bilmem ama ben gece bütün dünya sessizliğe bürününce kitap okumaya bayılıyorum.Sanki o kitapla yalnız kalmışız da dertleşiyor muşuz gibi oluyor.Böyle fantazilere girişmek istemiyorsanız normal bir saatte kitap okuyun..okuldan kalan minumum bir 8 saat hayatımıza kazanıyor.Kitapla değerlendirmek şart! :'D
Şuan okumakta olduğum ve bitmesine az kalan kitap: Sineklerin Tanrısı
3. Tekrarlar İçin En Uygun Zaman:
Okul zamanı ders tekrarı yapmak için fazla zaman olmuyor.Genelde test ve ödevlere zaman harcanıyor.Bu tatilde hatta hemen bu yazıdan sonra konu eksiklerinizi tamamlamaya çalışın.Birinci dönemde anlamadığınız şeyleri telafi edin.Sıkı bir çalışma yapıldığı takdirde 15 gün mükemmel uzun bir zamana dönüşüyor.
4. Hava Alın!:
Sadece okul için güneşi görme defteri aralandığına göre kendinize yürüyüş yapmak için zaman ayırın.Ben buna aşırı üşenen biri olsam da her dışarı çıktığım şöyle derin bir ''oh be'' çekiyorum.Temiz hava güzeldir,zihni açar ^^
Dipnot: Bana göre yürüyüş için en güzel zaman ikindi.
Dipdipnot: Sabah üşenmeden yürüyüşe çıkan insanlara hayranım,asla yapamam.
5. Filmler ve Animeler!:
İşin en tatlı yanlarından biri tabiki de bilgisayarda geçen zaman.Size tavsiyem benim yapacağım gibi kafanızı sosyal medya ile bulandırmak yerine film-dizi-anime izleyin.Hem zamanınızı kültürlenerek geçirmiş hem de okul zamanı izlemek istediğiniz şeyleri aradan çıkarmış olursunuz.Bloğun sağ tarafında bu yıl izlediğim filmler var,hepsini gönül rahatlığıyla öneririm,ben kötü film izlemem;zevkliyimdir(!)
Bu aralar izlediğim abime: Natsume Yuujinchou 4. Sezon
Benim planner tatilin ilk haftası için hazır;artık doldurabilirim.Herkese amaçlarına ulaşma yolunda bolca şans ♥ :
3 Aralık 2016 Cumartesi
Yazılı Haftalarını Sakin Geçirebilme Önerileri ☕✨
İkinci yazılılar gelmeden önce yazılılarda başarılı olmanın öncelikle adımı olan ''sakin kalabilme'' adına bir şeyler karalamak istedim.
Ne kadar çalışırsanız çalışın sınav haftalarınızda sakin olamadığınız sürece mutsuz olacak ve yapabileceğiniz şeyleri yapamıyormuş gibi hissedeceksiniz.Benim bu sakinliği sağlayabilmek için kendi adıma yaptığım ve sizde de işe yaracağını düşündüğüm şeyler var.
Listelemeye başlayalım!
- Negatif insanlara ve içsel düşüncelere yer yok: Yazılı haftasında özellikle gün içinde duyduğumuz tipik insanların cümleleri vardır
.''Sınav çok zor olacakmış-of yapamayacağııımmm-düşük alıcaaaz.''hepsine kulaklarınızı kapatın ve negatif insanları motive etme gibi bir çabaya girmeyin.Negatifliğe bu hafta baya bir kapalı olun.Yapabildiğiniz kadar güzel,mantıklı düşünmeye bakın.
- Yağlı yiyeceklerden kaçının,daha sağlıklı besinler! : Bu aralar git gide beslenme düzenime şekil vermeye başladım.Fark ettim ki sadece canım sıkıldığı için yediğim abur cuburlar hem israf hem de cildime zarar.En azından bu haftalarda daha sağlıklı ve doğal beslenmeye önem verin.Daha fazla su,evden getirilmiş meyveler-beslenmeler vs. sizi daha mutlu hissettirecektir.Özellikle çikolata paketi gibi satılan müsliler ara öğünler için mükemmel olacaktır.Şans verin derim.
- Dramaya ara verin! : Kafanızı kurcalayan şeylere ufak bir mola.Küçük şeylere odaklanmak yerine ders kitaplarını tercih edin.Bir şeyler başardığınızı hissettikçe dertlerinize karşı çok daha öz güvenli olacak ve onları alt edeceksiniz!
- Dikkatinizi dağıtan şeyler illa ki yok olmak zorunda değil : Evet aynen öyle.Telefon bağımlısı olduğunuz için bir anda yazılı haftası gelince kaldırmayın.Eğer gerçekten hayatınızdan az da olsa çıkarmak istiyorsanız bu yavaş yavaş gerçekleşmeli.Mesela gün içinde telefonla uğraştığınız saati hesaplayın ve sonra yazılı haftası bunu yarısına indirmeye çalışın.Her zaman inandığım gibi,önce minik adımlar.
- Klasik müzik ruha iyi gelir! : Bunu yeni keşfettim.Yazılı haftası boyunca neredeyse sadece spotifydaki ''Studying with Classical Music'' playlist'ini dinledim.Ben kulaklıkla dinledim ama size tavsiyem hoparlörden arka fonda gibi vermek daha hoş olur.Klasik müzik gerçekten insanı iyi hissettiriyormuş.Ayrıca diğer study playlist'lerine de göz atmanızı öneririm.
- Derin nefes al-ver! : Sınav öncesinde yapılabilecek en güzel şey.Derin bir nefes alıp sakince vermek ve şunu düşünmek ''Emek verdim ve bunu yapabilirim.Her şey yolunda gidecek.''
xoxox çalıştığınız her konuda emeklerinizin karşılığını almanız dileğiyle xoxox
12 Temmuz 2016 Salı
5 Adımda Kendi Başına Dil Öğrenmek! - Tecrübelerim
Yaz geldi,boş zaman bolken eminim çoğu kişi istediği bir dili kendi başına öğrenmeye çalışacaktır.Kendimden biliyorum,Japoncaya aynen bu şekilde başlamıştım.Fakat tecrübesiz olduğum ve fazla araştırma yapmadığım için çok bir işe yaramadı,sizin işinize yaraması için tecrübe ettiklerimi,dikkat edilmesi gerekenleri paylaşacağım.
Nasıl Japonca Öğreniyorum yazısı için: tık
1.Öğreneceğiniz Dili İyice Araştırın.
Dil öğrenmek de aynı bir bina inşa etmek gibi.Temel bilgilerinizin sağlam olması gerekiyor.Bu yüzden önünüze gelen ilk kaynakla çalışmaya başlamayın.
Dil hakkında bilgi sahibi olun;grammar,kelime yapılarını Türkçeyle karşılaştırın.
Sosyal medyada bu dil adına kurulmuş Türk sayfalarına,forumlara bakın.
Kitapçılarda veya internette o dile ait geniş kapsamlı dil bilgisi kitapları ve sözlükleri bulun.Yoksa youtubedan online ders veren kanallara bakın.
Bunları yaparak karşınıza önceden nelerin çıkabileceğini saptamış olursunuz.
2.Gerçekten İstiyor muyum? Sorusuna cevap verin.
Sırf eğlence olsun vs. diye bence boşu boşuna zamanınıza yazık etmeyin.Bu dili neden öğrenmek istediğinizi düşünün.
Alanınızda mı yardımcı olacak? O ülkeye seyahat mı edeceksiniz? Yoksa sadece öğreniyor olmak için mi?
Nedensiz bir şekilde başlamayın çalışmaya.Sonuç denen şeyin varlığı bir nedenden gelir.
3.Doğru Çalışma Stilini Belirleyin.
Bu bana göre dilden dile göre değişiyor.Mesela ben Japonca alfabe çalışırken Katakana başladım ki normalde Hiragana başlanırmış rahat olması için.Bu yüzden afallamıştım kursa başlarken.Gerçekten de doğruymuş bu.
Aynı bu şekilde çoğu dilde püf noktalar ve atlanmaması gereken şeyler var bu yüzden akıllı bir plan oluşturun,araştırmalarınıza uygun çalışma stilinizi belirleyin.
4.Planlama Yapın.
Dil öğrenirken en önemli şeylerden biri tartışmasız plandır.Çünkü dil öğrenmek nankör en küçük eksik,çalışılmayan yer unutulur.
Bu yüzden haftalık bir plan yapın mesela günlere isim verin;
Pazartesi: Dinleme&Yazma günü.
Salı: Grammar günü
Çarşamba:Kelime Tekrar günü
...
Şeklinde oluşturabilirsiniz.
5.Hayatınızda O Dile Yer Verin.
Kursa gitmediğiniz için pratik yapmak zor olacaktır.Bu yüzden kendinize pratik yapabilecek alanlar yaratın.
Mesela bunun için en güzel yer Interpals milyonlarca farklı dilden insanlar var ben de dönem dönem orda arkadaş edinerek İngilizcemi geliştirdim öğrenmek istediğiniz dildeki insanlara mesaj atarak sohbet etmeye çalışın onlara ne yapmam gerekiyor nasıl geliştirebilirim tarzı sorular sorun eminim bir yardımcı olan çıkacaktır.
Okuması basit olsa da zannımca bu 5 madde de çok önemli.Benim hepsinde minik minik hatalarım oldu bu yüzden tecrübelerimi bu şekilde aktarmak istedim.
Yine her şeyin özeti gibi konumuz aslında: SIKI ÇALIŞMAK!
İyi şanslar.
Hazırlık sınıfı ve dil öğrenme metodları hakkındaki yazım: tık
27 Mart 2016 Pazar
Haftanın Güncesi #12
Üzerimden kamyon gibi geçecek 2 hafta geldi çattı :(
Bilmiyorum sadece benim şanssızlığım mı ama yazılılar yaklaştı mı bütün mutluluğum,motivasyonum düşüyor.Yazılılardan önce veya sonra da maksimum oluyor.Ne kadar ters bir ruh halim var yahu!
Çok canı sıkılma diye bir hastalık var mı dün resmen araştırdım.Okulda,evde,dışarda saniyede bir sıkılıyorum ofluyorum.Okulda özellikle.Böyle resmen bacaklarım uyuşuyor sıkıntıdan.Dersleri dinliyorum;bir kulağım hocada oluyor ama gözlerim tamamen saatte oluyor.Yaz da yaklaşmışken bu durum hiç iyi olmadı artık yerimde duramam çığlık falana atarım.Yeni uğraşlar edinmem lazım kalemli kağıtlı olmayan bir şey..yüzmeye tekrar dönmek gibi veya çok daha farklı bir hobi.
Yine de dümenleri kötü ruh halimin eline vermek yok!
Cuma olacak,sonradan iptal olan,Japonca sınavına evde ana derslerimi çalışabilmek için okulda göz atmıştım.
Bu aralar telefon bağımlısı oldum çıktım.Daha sabah gözlerimi açmadan alarmı kapatıp gözüm kapalı wifi açıp instagrama giriyorum :( bir görseniz o hallerimi trajikomik.Bir de telefon bağımlı arkadaşlarıma ''Uf salak mısınız kapatın gitsin.'' derdim.Büyük konuşmamak lazımmış.Telefonumda 3 aydır mı ne paket de yoktu,ihtiyaç duymuyordum.Şimdi hat değiştirince internet paketi cart curt da yapıldı artık gün boyu kafam telefondan kalkamaz.Bu yüzden kitap okumaya ekstra bir özen göstereceğim,en büyük dostumun bana yardım etme zamanı geldi.
İşte böyle yazılılardan önceki ruh halim.Kafam allak bullak,vücudum yorgun ama içim her şeye rağmen pozitif olacak bir şeyler buluyor.Eğer beynim izin verirse ^^
Yazılı haftası başlayacak herkese başarılar,YAPACAĞIZ!
Yazılılara Nasıl Çalışıyorum: tık
Eğitim-Yazılılar İçin Motivasyon: tık (Eski bir yazımdı fakat şimdi okuyunca kendi kendime motivasyon vermiş oldum ^^)
25 Mart 2016 Cuma
Gece Çalışmaları
Kahvem için kaynattığım suyun fokur fokur sesi kulağıma gelirken birazdan başlayacağım gece çalışmasını planlayacağım.
Her şey çok birikti.Proje,performans ödevleri,yazılılar ve kurslar.Hepsine ayrı ayrı mitoz bölünemeyeceğime göre benim değerli zamancıklarımdan çalmak gerekecek.Sabah da olurdu bu iş ama ben sabahları motivasyonlu olamıyorum sürekli dikkatimi bir şeyler veya birileri dağıtıyor.Ben de motivasyonlu,pozitif çalışmam gerektiği zaman dünyanın en sessiz olduğu saatleri,geceleri tercih ediyorum bkz: tık
Gece Çalışması Planlaması:
- Uyanık kalabilmek için bir kupa kahve ♥
- Dersleri genelde zaman kaybetmemek için önem sırasına koyarım:
- Matematik Proje ödevi soru yazımı + geçmiş dönemlerde çıkan soruların yazıcıdan çıkacak hale getirilmesi.
- Fizik Proje Ödevi için ''Elektroliz'' konusunun araştırılması + Deney için gereken malzemeleri listelemeç
- Geometri kuralların özet defterine çıkarılması + ödev testlerinin çözümü.
Bu gece yapmam gereken bunlar.Projeler çok zaman alacak gibi bu yüzden başa koydum ki eğer çok yorulursam 3. maddeyi sabaha erteliyebilirim.Sabah uykularım değerlidir bu yüzden ''öğlen'' diyeyim hatta :)
Neyse bakalım ben yazarken su kendinden geçti!
Hadi bana şans dileyin şunların üstesinden geleyim xoxoxox
17 Mart 2016 Perşembe
Yazılılara Nasıl Çalışıyorum?
''Nasıl Ders Çalışıyorum?'' yazısından sonra seveceğinizi düşündüğüm,ona paralel bir yazıyla sizlerleyim!
Malum yazılı haftaları stresiyle,yorgunluğuyla gümbür gümbür geliyor.Benim yazılılarım 25'inde başlıyor ve 1. döneme nazaran konular çok daha fazla bu yüzden bu yazıyı yazarak hem kendime hem de sizlere bir yön göstermek,motivasyon sağlamak istedim.Hepsi benim kendi yöntemlerim umarım size de uyar :)
Ben yazılılara 1 hafta önceden çalışmaya başlıyorum;
- Planlama:
Planner'ım.
Sevdiğim sayfalardan.
Dersleri gün yerine zorluk derecelerine göre de ayarlayabilirsiniz.Mesela Dil derslerini yazılılardan çok önce çalışıp aradan çıkarıp Matematik gibi uğraş isteyen derslere 2-3 gün ayırabilirsiniz.Bu tamamen sizin hayatınıza göre değişebilecek bir durum.
Dersleri günlere veya zorluğa göre ayırmayı hallettikten sonra gelelim ''çalışma'' kısmına;
- Yabancı Dil Derslerine Çalışma:
Benim en rahat olduğum yazılılardan başlamak istedim.
Dili bir ders olarak görmezseniz size çok daha basit gelecektir.Grammar konularını saymazsak eğlenceli bile bulabilirsiniz.Ben dile 3 farklı bölüme ayırarak çalışıyorum:
1.Kelime Çalışması:
Bu kelime kavanozlarımı ''Hazırlık Sınıfı'' hakkında yazdığım bir yazıda da göstermiştim.
O hafta hangi dil yazılım varsa onun kelimelerini ünite ünite farklı renk kalemlerle yazıp ilgili kavanoza atıyorum.Ezber seviyenize göre tekrar edin derim.Ben ezberime güvendiğim için yazılıdan önceki gece bir iki kez okuyorum,yetiyor.
Eğer derseniz ben kavanozu nerden bulacağım Anıl?
Elinizde boş veya müsvedde olarak kullandığınız defterleriniz vardır.İşte onlar yazılı haftanız en büyük yardımcınız olacak.Yabancı kelimeleri türkçeleriyle üşenmeden defalarca yazın.Hepsini 2-3 kez yazdıktan sonra hala aklınızda tutamadığınız bir kelime varsa onu 5-10 kez yazın.Gerçi buna gerek bile kalmayacak çünkü yazmak dil öğrenmedeki en etkili yoldur.
2.Dil Bilgisi Çalışması:
Herkesin en çok zorluk yaşadığı konu olsa gerek.Benim de dilde en sevmediğim şey.Fakat bir o kadar da basit bulduğum.
Dil bilgisi çalışırken kelimenin aksine fazla ezber yapmaya çalışmayın.İlk önce türkçede bu neyin karşılığı diye bir düşünün.Türkçede karşılığı olmayan İngilizce grammar'ler de var biliyorum ama siz yine de onun karşılığını beyninizde oluşturarak o dildeki amacını anlayın.
Mesela Past Pefect'i ele alalım:
Formül: Subject (I,you,we,they,he,she,it) + Had/Hadn't + Past Participle (V3) .
Had/Hadn't + Subject + V3 ?
Türkçedeki karşılığı: miş'li geçmiş zaman.
İpucu: Past Simple'la kurulan cümlelerdeki olayların öncesinde gelişen durumlar.
Ben grammar kurallarını kafamda bu şekilde formülize ederek hazırlık sınıfından beri kullandığım deftere yazıyorum.Grammar konularını ne kadar kolay bulursanız bulun ''yazın'' çünkü bazen minicik bir şeyi unuttuğunuzda hepsi boşa gidiyor.
Bonus: Grammar konularını çok basit ama mükemmel bir şekilde anlatan bazı benim takip ettiğim youtube kanalları:
English Grammar Spot (tık)
Anglo Link (tık)
Holmwood's Online Learning (tık) Favorim
3.Okuma-Yazma-Dinleme Çalışması:
Benim dil çalışırken en sevdiğim şey okuma,yazma ve dinleme çalışmalarıdır.Bunları yaparken gerçekten dili öğrendiğimi hissederim.Net şu şekilde çalışın diyemiyorum çünkü çalışılacak değil hayatınıza sokacağınız bir şey.Etrafınızda gördüğünüz ingilizce şeyleri,ders kitaplarınızı,normal kitapları okuyun; ingilizce alt yazılı dizi,film izleyin; kendi kendinize denemeler yazın.Yapın işte bir şeyler bu tamamen sizin özverinize bağlı :)
- Sayısal Dersler:
Çoğu öğrencinin korkulu rüyası Fizik,Matematik.Ben Matematikten değil de Fizikten biraz korkuyorum.Aslında çok şahane bir ders.Gerçekten hayata dair bir şeyler öğrendiğimi hissediyorum fakat teorik kısmını okulda pek iyi bir şekilde öğretildiğini söyleyemem.
Sayısal derslerde yazılıya çalışma yelpazesi biraz geniştir.Eğer öğretmeniniz belirli bir konu aralığı veriyorsa okul defterinize yoğunlaşın,eğer her şeye çalışın diyorsa okul defterinizin yanında bol bol konularla ilgili testler de çözün.
Ben şanslıyım ki matematik öğretmenim defterimizi esas alıyor.Yazılıdan 1-2 gün önce defterimdeki soruları çözümlerini kapatıp kendim çözmeye başlıyorum.İlk konudan sonra konuya geldiğim zaman yapamadığım soruları boş bir kağıda yazıyorum ve ya özel hocama ya da okul hocama soruyorum.Böylelikle defterdeki bütün soru tiplerini kavramış oluyorum.İşin formül kısımlarını da başka kağıda geçirip sözel gibi ezberlemek yerine sorular üzerinden anlıyorum.
Fizik çalışmak adına ise tek yapabileceğim:
- Fen Dersleri:
Bu aralar en sevdiğim ders Kimya ve Biyoloji adına sorunum yok.Genelde anlayarak ezberlemeye,formül çıkarmaya çalışıyorum.Notların özetini bütün ders özetlerimin içine yazdığım dönemin başından beri kullandığım bu emektar deftere yazıyorum :')
1.Dönemden sayfalar:
Biyoloji
Kimya
Yazılılara çalışırken olabildiğince kısa ve akılcı notlar alıyorum.Açıkçası her şeyi yazıp hiçbir şey anlamamak yerine her şeyi kısa kısa ve anlaşılır kılmak çok daha mantıklı.
- Sosyal Dersleri:
Tarih <3 Coğrafya :(
Tarihe yazarak ve okuyarak çalışıyorum.Çok sevdiğim ve bir o kadar basit bulduğum bir ders bu yüzden pek bir şey diyemeyeceğim.Okuyun,önemli kısımları not alın ve bir hikaye gibi görmeye bakın.Sanki okuduğunuz bir kitaptan size sorular gelecekmiş gibi düşününün.
Coğrafya en nefret ettiğim ve düşük not aldığım ders.Aslında eğlenceli geçiyor bazen ama yine de bir türlü ısınamadım.Çalışırken hep görsele dayandırıyorum.Hem fazla okumak istemediğimden hem de daha akılda kalacağını düşündüğümden.
Duvarımda asılı olan bir mind-map
- Sözel Dersler:
Kitap okumayı ne kadar sevsem de edebiyat dersini hocanın işleyiş tarzı bana çok manasız geliyor.Dil Anlatımı ise zaten ilkokula başladığımızdan beri görüyoruz.
Bu iki ders hakkında farklı ne önerebilirim bilmiyorum klasik bir şekilde okuyorum ve özet çıkarıyorum bu kadar :/
Galiba başka bir ders kalmadı.Şimdi ihtiyacımız olan tek şey biraz motivasyon.
- Beni En Çok Motive Eden 3 Quote:
Hepinize başarılar dilerim!
7 Şubat 2016 Pazar
Haftanın Güncesi #6 (2.Hafta Raporu)
Yine bir tatil daha ışık hızıyla geçti.Galiba şu yaşıma geçirdiklerimin en kötüsüydü.Verimsiz,tembel ve sıkılgandım.
Hani size şunları şunları yapacağım diye ağzımdan bal damlaya damlaya anlatıyordum ya onların %40'ı falan gerçekleşti.Sadece İngilizce ve Kimya'ya zaman ayırdım.Çeviri işini bitirdim deneme de bitti sayılır bugün anca temiz kağıda geçireceğim.Amaan napalım 2. dönem birazcık daha sıkarım kendimi olur biter..olur mu?
Okul açılsın istemiyorum ama tatil de sıktı.Hazırlık sınıfında bir okuma parçasında ''Evde Öğrenim'' adlı bir şey öğrenmiştik.Avrupa'nın kırsal kesimlerinde aileler çocukları okula göndermek yerine öğretmen tutarak ev içinde eğitim verdittiriyorlarmış.Şöyle bir hayal ettim keşke benim de öyle bir imkanım olsa diye ama sonra dedim ''sen ondan da sıkılırsın.''
2. Dönem değiştirmek istediğim şeyler var bazıları özel bazılarını yazabilirim.Mesela günümü daha düzenli yaşamak istiyorum.Sizinkini bilmem ama benimki göz açıp kapayıncaya kadar bitiyor.Ne zaman okula gittim geldim yatağa girdim belli değil.Aralarında 5 saniye falan var.Bunun en büyük etmeni düzensizlik işte;saatli düzene geçince umarım hepsi kalkacak.
O 1. dönem ''Diğer dönem çok çalışacağım'' diye kendinize verdiğiniz sözleri gerçekleştirmeniz dileğiyle ^^
Etiketler:
Düşünceler,
Günlük Kıvamında,
Haftanın Güncesi,
Okul,
Poziflik
28 Aralık 2015 Pazartesi
School Survivor/8.Hafta!
Yazılı haftasından önceki son haftayı da atlattım iyi kötü.İyi çalışmışım galiba çünkü bugünkü matematik sınavım gayet iyi geçti ^^
Matematik notları/Ben genelde soruları kapatıp çözerek matematik çalışıyorum en etkilisi.
Matematik notlarını çıkarırken ^^
Bu arada badem severlerden bir like beklerim,ya bıraksalar günde 10 kilo yerim;nimet gibi nimet!
Coğrafya bu aralar kafamı şişirmeye başladı ben de mind map çıkararak konuyu pekiştirmeye çalıştım.İşe yaradı şuan daha basitçe görüyorum.
Bu hafta ve haftayadan sonra sınavlar bitiyor ama eskisine göre daha az heycanlıyım.Şu aralar tek düşündüğüm yılbaşı ^^
Yazılı haftası olan herkese başarılar xox
23 Aralık 2015 Çarşamba
İnanç-Başarı-Motivasyon
Elimde şekersiz kahve bir yandan tumblrda rb yapıyor bir yandan sosyal medyada geziniyorum.Size güzel haberler getirdim!
Üstümdeki kötü enerjiyi sıyırıp attım,artık daha özgürüm!
Dua ederek başardım bunu biraz.Allah ile konuştum ve ona istediklerimi söyledim,1 kere değil defalarca yaptım bunu.İnanmak güzel bir şey,sizi sonsuz bir gücün koruduğunu hissedince insan kendine ''Üzülme bu dünya boş.'' diyebiliyor.İnanan biri için sadece bu dünya yok çünkü,işte bu da diğer bir güzelliği :)
Bir şeyleri inanarak yapmak gerçekten çok önemli.İçten isteyince bir şeyleri er ya da geç oluyor veya hayırlısı değilse gerçekleşmiyor.Bunun bilincine varmaya başladım biraz.Din Kültürü öğretmenimiz bir rüyasını göz yaşlarını tutamayarak anlatmıştı onun için çok özel olduğu için paylaşmayacağım ama kısacası olay şu ki her hayıflandığımızda,isyan ettiğimizde sahip olduklarımıza nankörlük ediyoruz.Hani diyoruz ya sivilcelerimden nefret ediyorum,çok çirkinim hayır;bizi çirkin yapan sivilcelerimiz değil nankörlüğümüz.
3 Gün önce isyanlarda olan bana bakın,değişmemek adına bir duanızı alırım ^^
Güzel haberleri söyleyeyim.Çaba sınavından bahsetmiştim ya oldu baya.Sonucu anca geldi elimize.Okulda YGS-2-3-4-5 sınavında 1. diğer ikisinde 2. olmuşum.Çok ama çok mutlu oldum.1.Olmaktan çok emeklerimin karşılığını almak sevindirdi beni.Hayat mottosu olarak zaten kendimle yarışan biriyim.Eğer kendimi geçmeye başlarsam o noktada rakiplerimle yarışmaya başlarım! ^^
Bende durum bu,sizler neler yapıyorsunuz?Daha fazla aktif olmanızı istiyorum.Okumanız yeter de artar ama sesinizi de şizofren gibi hissetmemek adına duymak istiyorum hani u_u
Birçoğunuz yazılılara çalışıyor bir çoğunuzun da yazılısı yaklaştı benim gibi.Yılmayalalım,savaşalım;doğru adımlar atarsak kazanan biz olacağız!SÖZ!
Etiketler:
Düşünceler,
Günlük Kıvamında,
Hakkında,
Okul,
Poziflik
15 Aralık 2015 Salı
Nasıl Japonca Öğreniyorum?
Konnichiwa Minasaaaaaaaaaaaaaaaan!
Yaklaşık 2 ay önce yazmayı istediğim yazıyı sonunda yazıyorum!Ne bekletti seni bu kadar diye sorarsanız;tam olarak bu dilin ne olduğunu nasıl öğrenilmesi gerektiğini kavramak istedim.Eee birazcık da kavradım ^^
Öncelikle Neden Japonca? sorusuna cevap vereyim.Çocukluktan beri animelere (abim sayesinde) ve japon filmlerine bir ilgim var.Tokyo Driftle başlayan Japonya hayallerim bu yaşa kadar türlü türlü animeler,şarkıcılar ve gruplarla sürdü.Japon dilinin karakterlerini ve konuşmasını seviyorum.Neden bilmiyorum ama konuşmalarını dinlemek beni iyi hissettiriyor ve tabiki konuşmaya çalışmak :) Japon kültürünü de çok seviyorum.Birbirine bağlı,geleneklerini seven ve en önemlisi çalışkan bir toplum.Kısacası zevk ve ilgi meselesi ^^
Japoncayı öğrenme isteğim lise hazırlık sınıfının ilk aylarında başladı.Okulumuza gelen Japonca stajerleri (İngilizce derslerine giriyorlardı) bana bir aralar Japonyayı sevdiğimi hatırlattı gibi bir şey oldu.O günün sonunda aklıma koymuştum,animelere ve Japoncaya sert bir dönüş yapacaktım.
İlk başlarda hiçbir şey bilmediğimden bir defter alıp internetten Katakana çalışmaya başladım.Bu arada bilmeyenler için Japonca 4 farklı alfabeden oluşuyor:
Japonca kursunda kullandığımız grammar kitabı.
Yaklaşık 2 ay önce yazmayı istediğim yazıyı sonunda yazıyorum!Ne bekletti seni bu kadar diye sorarsanız;tam olarak bu dilin ne olduğunu nasıl öğrenilmesi gerektiğini kavramak istedim.Eee birazcık da kavradım ^^
Öncelikle Neden Japonca? sorusuna cevap vereyim.Çocukluktan beri animelere (abim sayesinde) ve japon filmlerine bir ilgim var.Tokyo Driftle başlayan Japonya hayallerim bu yaşa kadar türlü türlü animeler,şarkıcılar ve gruplarla sürdü.Japon dilinin karakterlerini ve konuşmasını seviyorum.Neden bilmiyorum ama konuşmalarını dinlemek beni iyi hissettiriyor ve tabiki konuşmaya çalışmak :) Japon kültürünü de çok seviyorum.Birbirine bağlı,geleneklerini seven ve en önemlisi çalışkan bir toplum.Kısacası zevk ve ilgi meselesi ^^
Japoncayı öğrenme isteğim lise hazırlık sınıfının ilk aylarında başladı.Okulumuza gelen Japonca stajerleri (İngilizce derslerine giriyorlardı) bana bir aralar Japonyayı sevdiğimi hatırlattı gibi bir şey oldu.O günün sonunda aklıma koymuştum,animelere ve Japoncaya sert bir dönüş yapacaktım.
İlk başlarda hiçbir şey bilmediğimden bir defter alıp internetten Katakana çalışmaya başladım.Bu arada bilmeyenler için Japonca 4 farklı alfabeden oluşuyor:
- Hiragana (Japonca asıllı kelimelerin yazılımı)
- Katakana (Yabancı kelimelerin Japonca yazılması)
- Kanji (Tek bir kelimeyi ifade eden karakterler/Çinceyle ortak çoğu)
- Romanji (Latin alfabeyle yazılımı yani okunduğu gibi mesela giriş kısmında size merhaba derken romanji kullandım)
Her gün 3-4 harf yazıp çalışıyordum.Şuan fark ediyorum ki biraz fazla yükleniyormuşum çünkü şuan yüzde 60'ı aklımda değil.Katakanayı bitirdim sanıp geçtim.Sıra Hiraganaya gelmişti fakat aslında tam tersini yapmalıydım.İlk önce Hiragana sonra Katakana öğrenmelisiniz.Hiragananın yarısına geldikten sonra bu dilin sadece alfabeden oluşmadığını hatırladım.Grammar öğrenmeye de başlayacaktım ve bunun için mükemmel bir site keşfettim: https://www.japonca.com.tr/
Ayrıca sitenin grammar kitabını da aldım.Şimdi artık dil kafamda oluşmaya başlıyordu.
Yaz tatili boyunca baya bir grammar çalıştım ve ara ara alfabe tekrar ettim.Galiba iyi çalışmışım ki resmen grammar olarak çalıştığım her şeyi hatırlıyorum.Kitap çok ama çok kaliteli.Karşınızda bir öğretmen varmış gibi anlatıyor.Ayrıca videolu anlatımlarından da yararlandım.
Daha sonra adam akıllı bir kursa gitmek istedim.Bunun için de Çanakkale Gençlik Merkezini tercih ettim.6 Kasımda da kursa başladım.Artık hünerlerimi sahnelere taşıyacaktım ^^
Kursta şuan Hiraganayı bitirdik Katakanayla devam edeceğiz.Bazı dersler de araya dil bilgisi ve günlük konuşmaları da sıkıştırıyoruz.Öğretmenim dünya tatlısı biri kurslar çok güzel ve verimli ilerliyor.
Japonca öğrenme serüvenimi bir kenara bırakıp size vereceğim tavsiyelerime gelelim:
Japonca Nasıl Çalışılmalı?
- Hiragana öğrenmeyle başlayın.
- Karakterleri bol bol yazın.
- Yazım sıralarına dikkat edin ve uyun.Bu şekilde daha seri yazarsınız.
- Karakterleri birer resim olarak düşünün ve onları kendi kafanızda bir şeylere benzetin bu hatırlamanızı kolaylaştıracaktır.
- Katakana ve Hiragana karakterlerin farklarını kavrayın birbirine karıştırmayın.Gerekirse aynı heceleri yanyana koyup bir birine bir diğerine bakıp zihninize kazıyın.
- Dil bilgisi öğrenirken Japonca düşünmeye çalışın.Zaten Türkçe ve Japonca grammar olarak benziyor.
- Bir kursa kaydolun bu en sağlıklısı olacaktır.Akıl akıldan üstündür :)
- Kendinize karakter kartları oluşturun arkalarına romanjilerini yazarak tekrarlar yapın.
Hiragana tekrarlarımı bu kartlar sayesinde yapıyorum.
- Her dili öğrenirken olduğu gibi bu dil için de bir kelime kutunuz olsun.Öğrendiğiniz her yeni kelimeyi atın içine ve zaman zaman açın bakın bu sizi motive edecektir.
Yaklaşık 1 yıldır kullandığım kelime kavanozum.
- Okumaktan,yazmaktan,yanlış yapmaktan çekinmeyin.Japon değilsiniz sadece öğreniyorsunuz :)
Japonca defterim.
Japonca kursunda kullandığımız grammar kitabı.
Japonca kursunda kullandığımız karakter kitabı.
- Belki de en eğlencelisi;anime izleyin.İzlerken kullanılan kalıplara dikkat edin.Fakat dikkat edin animelerde kullanılan dil normal dile göre çok argo kaçıyor kelimeleri seçin yeter.Favori 3 animem:
- Nagi no Asukara
- Gosick
- Ano Hana
Aklınızdaki son soru:
Japonca Öğrenilmesi Zor Bir Dil mi?
Kişiden kişiye değişir ama bana göre hiç değil.Hatta çoğu Avrupa dilinden daha kolay.Grammar olarak Türkçeye aşırı derecede benziyor.O karmaşık görünen harflerse işin içine girince a b c gibi oluveriyor,korkmayın ^^
Benim bilgim bunları önermeye yetiyor.Merak ettiğiniz başka şeyler varsa yorum kısmına yazabilirsiniz!
Sayoonara!
13 Aralık 2015 Pazar
School Survivor/7.Hafta!(DUYURU!)
Bir haftayı daha devirdik.Galiba geçirdiğim en mutsuz haftaydı.Önceki yazıda bahsetmiştim yine kafanızı şişirmeyeceğim ^^
Fiziği tam sevdim derken öğretmen yüzünden soğudum.Derse 2dk geç geldim diye yok yazdı oysa ben sınıfı temizliyordum,içimden gelmişti ya...bu dünyada iyi insan olmak zor(!) Eğitim sistemi saolsun SUS ULEN ÇALIŞ diyor :):):):)
Taptaze bu sabahtan.Türk Kahvesi severler elini kaldırsın fal baktırmak istiyorum!
Neler olacağını bilene çatal bıçak takımı ^^
Fizik performans ödevi.Fark ettiyseniz canımın sıkıldığı derslerde daha çok fotoğraf çekiyorum ^^
EVEEET BİR DE DUYURUM VAR:
HAFTAİÇİ ''NASIL JAPONCA ÖĞRENİYORUM?'' ADLI BİR YAZI YAZACAĞIM.DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN EN ÇOK SORULAN SORUYDU EE O ZAMAN BEN DE HEPİNİZİ GÖRMEK İŞİTMEK İSTİYORUM!
Görüşürüzzzzzz!
6 Aralık 2015 Pazar
School Survivor/7. Hafta!
Sinemadan geldiğimiz gibi yazının başına oturdum.Merak edenler için Düğün Dernek 2'ye gittik.Çok güldüğüm bir film olmamasına rağmen birincisi daha iyiydi sanki.Tek tük şeylere güldüm gitmeyenler için spoiler vermiyim :) Neyse konumuza geçiyim.
Bu hafta bir deneme sınavı olduk.Çok zorlamışlardı yine.Çalıştım çabaladım yine aptal aptal yanlışlar yaptım.O kadar sinir oldum ki kendime.Bilgisizlikten yanlış versem bu kadar üzülmezdim.Sonuçları merakla bekliyorum.
Test çözme temposuna girmeye başladım her gün aksatmadan çözdüm.Planner'ımı artık haftalık yapıyorum günlük çok yorucu ve üşendirici oluyor.Eski düzenime döndü yani her şey.Bu haftanın tek zorluğu saçma sapan performans ödevleriydi.Ders içi performans ve ödevler varken buna ihtiyacın olmadığını düşünüyorum sanki...Yaptım yine de ama eğitim sistemi bu napalım :')
En taze fotoğraf bu sabahtan.Biyoloji performans ödevimi yaptım hem de son gün.Anca haberim oldu Salı günü gitmedim okula ya bir Allahın kulu da çıkıp Anıl ödev vardı demedi,neyse bakalım yaptım.
Okulda canım sıkıldığı zamanlar Japonca alıştırmaları yapıyorum.Dili hayatımıza sokmalıyız dediğim şey de tam olarak bu.Bu hafta Japonca kursuna hiç gitmedim,daha doğrusu gidemedim.Telafi edeceğim işlenen her şeyi ipin ucunu kaçırmak istemiyorum.
Kimyadan sorun yaşamıyorum artık pek.Aman nazar değmesin.Soru tiplerinin mantığını çözdüm hocanın kursta yaptığı bir testten de 1 yanlışım çıktı o da bilgi sorusuydu :)
İşte böyleydi bu hafta.Haftaiçi kitaplar hakkında bir şeyler yazacağım,okuyor olduklarım okumak istediklerim vs.Kitap arayışında olanlar bir göz atsın bloğa :)
*Görüşmek üzere*
29 Kasım 2015 Pazar
School Survivor/6.HAFTA!
Bugün School Survivor yazmamayı düşünürken kalk tembellik yapma dedim kendime.
Yorgunum ve sıkılganım bu aralar.Hem de über derecede.Aman beni az çok yazılardan tanımışsıznızdır.Benim işte klasik.
Neler yaptığıma geçiyim.ÇALIŞTIM.Bu haftaki yazılılara resmen yüzde 25'lik çalışmalarla girdim.Resmen hiç enerjim yoktu,isteğim de.Ama fena olmadılar.
Coğrafya:70
Birkaç açıklanmayan dışında durum bu.Menunum diyebilirim ^^
Lanet olası Coğrafya çalışması.En sevmediğim ders tam bir gereksizlik abidesi değil mi ya :/
Japonca kursundan.Birazcık konular zorlaşmaya başladı.Dil öğrenmek nankör sürekli tekrar gerektiriyor.
PAKİZEEEEEEEEEEEEEE
Okul bahçesinde bulduğumuz 3 gün boyunca her tenefüs gidip sevdiğimiz tatliş ve bir o kadar üşengeç kedi.Kendisi kayboldu :') Okula gitmem için bir nedenim kalmadı sanki?
İşte böylece bir hafta daha üstümden geçti.Daha iyileri sizde olsun;görüşmek üzere xoxox
22 Kasım 2015 Pazar
School Survivor/6.HAFTA!
Bu hafta bahsettiğim gibi oldukça yoğundu.Hiç olmayan sosyal hayatım hepten yok oldu.Güzel gitti sınavlarım fena değillerdi.Sadece üzüldüğüm şey hiçbirinden gerçekten çalıştığımın karşılığını alamayacak olmam.Bu en sinir bozucusu.
Fazla fotoğraf çekemedim,istedim ama üşendim.Gerçekten o kadar keyifsizim ki anlatamam.Bir moral bozukluğu aldı başını gidiyor.Yarın okula falan gitmek istemiyorum.Hatta gitmemek için ağlayabilirim bile.
Dün canım sıkıldı kalktım odamı temizledim.Fotoğrafsız School Survivor olmaz dedim ve temizlikten sonrasını çektim.
Masamdaki kitapları kitaplığa kaldırdım.Çok dikkat dağıtıcı ve kalabalıktı.Şimdi de kalabalık ama göz yorucu değil.Sadece ihtiyaç olan şeyler var.
Bilgisayar masasına da ilk defa elimi sürdüm.Kitaplıkla beraber şöyle en az 1 saat toparladım.Resmen Çanakkalenin çöp merkezi bizim evdeymiş de haberimiz yokmuş.
Ayrıca blogları yazdığım yer de bu masa ^^
Bu hafta yazılılar hız kesmeden devam ediyor ama çok zorlandığım dersler yok,rahatım.
Her şey gönlünüzce olsun benden bu kadar :)
20 Kasım 2015 Cuma
Hafifleme Hissi-Düşler/Günlük Kıvamında #18
Hafiflemiş hissediyorum.Kimya-Matematik-Fizik yazılıları iyi kötü bitti.
Ders ders diyip duruyorum,içiniz bayıldı dimi?Haklısınız.Okulda ders orda ders burda ders bir de blogda da dersler hakkında konuşmayalım.
Kendimi rahatlatacak şeylere odaklanmak istiyorum.Yazmak,okumak,dolaşmak gibi.Yazılılar tam olarak bitince de kendime bir ödül vereceğim.Ne olduğunu tam olarak bilmiyorum,sonuçlara göre karar vereceğim.Mesela buraya Mika diye bir resturant açıldı Ceren ablamın dediğine göre çok güzel ramen yapıyorlarmış.Arkadaşıma söyledim kendimize ödül yapıp oraya gideceğiz.Gerçekten çok merak ediyorum.
Bir yandan da ödül olarak evden çıkmayıp bütün gün film vs. izlemek istiyorum.Bazen gerçekten kalabalığı,insanları sevmiyorum.Güvensiz hissediyorum.Yorgunluktan mıdır nedir bilmiyorum.Sanki bütün insanlar bana bakıyor gibi veya benden nefret ediyor.Benim gibi kalabalıktan nefret eden biriyseniz ne demek istediğimi şık diye anlamışsınızdır.
Mükemmeliyetçi biri olmak çok zor.Her şey tık tık işlesin istiyorsunuz.Bir şey bozulsa yerine koymak için bir yerlerinizi yırtıyorsunuz.Her şeyi takıyorsunuz.Acaba şunu kırdım mı?Şuna yeterince zaman ayırdım mı? vs. vs. gereksiz şeyler.O kadar zor bir şey ki.Umursamaz,az düşünen biri olmayı gerçekten çok isterdim.Bir şeyler yapıp sonucunu düşünmemek,yarın ne yapacağımı planlamadan yaşaman isterdim.Hani bir şarkıda diyordu ya ''Düşün düşün bir sonraki adımı bu yüzden unuttum ben yaşamayı.'' tam olarak öyle.Çok güzel söz ama değil mi?
Bu aralar aklımda saçma sapan sorular dönüp duruyor.''İlk insanlar hangi dili konuşuyordu?Nasıl iletişim kurdular?'' ve ilk insanlara dair her şey.Tarihi çok seven biriyim böyle şeyleri düşünüp hayallere dalmak da eğlenceli geliyor.Mesela benim teorime göre yaratılıştan gelen dilleri vardı.Fakat ilk önce dil olarak nitelendirmediler,yazı bulununca bir şeyler konuştuklarını anladır.İletişim kurmada da ilk önce garip sesler çıkardılar.Konuştukları dilleri yavaş yavaş çağrışımlar yaparak keşfettiler.Biraz siz de düşünün,bu konuda fikirleriniz merak ediyorum.Herhangi bir araştırma varsa kesinlikle söyleyin ben araştırmak yerine düşlemek istedim ^^
Bugün Cuma olduğuna göre artık youtube'da deli gibi video izleyebilir sosyal medyanın her karışını inceleyebilirim.
Biraz kendinizi rahat bırakın,eğlensin çocuk!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















































